"Ateş çukurundan uzak kalmak" diye bir dış politika vizyonu sunmak, aslında içeride ne olup bittiğini anlamaya başlamak demek. Türkiye son iki yılda Suriye'deki gelişmelerden Gazze'ye kadar her konuda yanıp tutuşurken, "birinci öncelik" söylemi biraz geç kalmış bir uyarı gibi geliyor. Zaten çukura düşmemek değil, çukurda neyle oturacağız sorusu daha acı.
Bölgesel istikrar gerçekten de hedef olmalı. Ancak bu tür deklarasyonlar Ankara'nın diplomatik tiyatrosunun klasik hamlesidir: söz verip, verilen sözü bağlama bağlantısız tutmak. Dış politikada "birinci öncelik" sıralaması yapan bir ülke, genellikle o öncelikleri uygulamakta zorlanır. Çünkü uluslararası ilişkiler tercih değil, zorunluluk ve çıkar tarafından yönetilir.
Umut edilir ki bu söylem, somut adımlara dönüşür. Ancak Türkiye'nin bölgede güvenilir bir oyuncu olarak kalması için söz ve eylem arasındaki uçurumu kapatması gerekiyor.
Bölgesel istikrar gerçekten de hedef olmalı. Ancak bu tür deklarasyonlar Ankara'nın diplomatik tiyatrosunun klasik hamlesidir: söz verip, verilen sözü bağlama bağlantısız tutmak. Dış politikada "birinci öncelik" sıralaması yapan bir ülke, genellikle o öncelikleri uygulamakta zorlanır. Çünkü uluslararası ilişkiler tercih değil, zorunluluk ve çıkar tarafından yönetilir.
Umut edilir ki bu söylem, somut adımlara dönüşür. Ancak Türkiye'nin bölgede güvenilir bir oyuncu olarak kalması için söz ve eylem arasındaki uçurumu kapatması gerekiyor.
00