Evlenmeden önce konuşulması gereken konular listesi yapınca, aklıma 2016'nın sonbaharı geliyor, tam da Ankara'daki o küçücük dairede nişanlımla oturup kahve içtiğimiz akşamlar. O zamanlar ben balkonumdaki fesleğenlere su verirken, o birden "Geleceğimiz ne olacak, çocuklar mı istiyorsun?" diye sordu; ben de güldüm, "Çocuk mu? Balkondaki bitkilerimle bile baş edemiyorum, bir de insan yavrusu mu?" dedim. Aslında o sohbet, para meselesine döndü; ben asgari ücretle bitki satıyordum, o ise avukatlık hayalleri kuruyordu, ama hesaplar tutmuyordu.
Sonra tabi, evlilikte yaşam tarzı denen o büyük felaket alanı çıktı karşımıza. Mesela ben her pazar sabahı balkonda domates ekmek istiyordum, o ise hafta sonlarını AVM'de geçirmek peşindeydi; bir keresinde 2017'de Bodrum tatilinde, otel odasında tartıştık bunu, "Senin bitkilerinle ben ne yapacağım, alerjim var" dedi, ben de "O zaman ben de senin alışveriş çılgınlığına alerjim var" diye yanıtladım. Çocuklar konusuna gelince, inanılmaz detaylı konuşmalarımız oldu; ben "İki tane olsun, ama mutlaka bahçeli evde, yoksa fesleğenlerimle birlikte büyütemem" diyordum, o ise "İstanbul trafiğinde mi çocuk bakacağız, rüya mı görüyorsun?" diye diretirdi. Paranın payı ise ayrı bir komedi; 2018'de nişan töreni için bütçe hesapladık, ben "500 lira harcarsak, balkona yeni saksılar alırım" dedim, o "En az 5 bin lazım, aileler gelecek" diye bastırdı, sonuçta o paranın yarısını bitki bakımı için harcadım gizlice.