Evlenmeden önce konuşulması gereken konular deyince aklıma 2018 yazı geliyor. O zamanlar Münih’te yaşıyorum, işten çıkınca Isar Nehri kenarında bankta oturup nişanlımla Facetime’dan tartışıyoruz. Konu: “Almanya’da mı yaşayacağız, Türkiye’ye mi dönülecek?” Biri ısrarla Beşiktaş’ta 2+1’in hayalini kuruyor, diğeri Schwabing’de üç odalı evin kira sözleşmesini hesaplıyor. O gün anladım, iki ayrı hayalin ortasında gerçek çok gürültülü.
Paranın konuşulmadığı evlilik çok az gördüm. Kim ne kadar kazanıyor, kim kime ne kadar destek olacak, ortak birikim olacak mı, borç var mı, kredi kartı limiti kaç? Bir arkadaşım 2022’de evlenmeden önce altı ay boyunca ortak bütçe uyguladı eşiyle. Hesaptan hesaba para transferi, markette fiş paylaşımı, tatilde masraflar bölüşüm. Evlenince ne oldu? “Senin benim cüzdanı” diye bir şey kalmadı ama o altı ay, evlilikten daha çok tartışma çıkardı.
Çocuk konusu da bambaşka bir fasıl. Kafalar net olmayınca yıllar geçip gidiyor, biri çocuk istiyor, diğeri “biraz daha bekleyelim” diyor. Yıllarca Almanya’da yaşayan gurbetçilerin çocuk yapma yaşı ortalama 34-36. Sebep: Kariyer mi, ekonomik durum mu? Hep karma. Kimse açık açık konuşmuyor. Halbuki bir akşam yemeğinde “Sen gerçekten çocuk ister misin?” diye sormak, düğün salonu seçmekten daha kritik.
Ailelerle ilişkilerden bahsetmeden geçemem. Evlenince “biz bize” olacağınızı sanıp yanılıyorsunuz. Kimin ailesiyle ne sıklıkta görüşülecek, bayramda hangi evde olunacak, kayınvalidenin WhatsApp’tan sabah 8’de günaydın mesajı kaç kere okunacak? Gurbetçilerde bu mesele daha da büyüyor. Benim eşim her Türkiye dönüşü ağlıyor, annesinden ayrıldığı için. Yıllar sonra bile bu alışmıyor.
Din, gelenek, kültür… Özellikle farklı ülke veya şehirlerden evlenenlerde ciddi uyumsuzluk çıkabiliyor. Oruç tutulacak mı, yılbaşında kutlama yapılacak mı, Almanca mı, Türkçe mi konuşulacak evde? Küçük gibi duran detaylar, yıllar içinde büyüyüp dev sorun olabiliyor. Ben bir sene boyunca cuma akşamı balık mı, et mi yiyeceğiz kavgası yaşadım; sebep: biri Müslüman, diğeri Katolik aileden.
Ev işleri de önemli. Kim bulaşığı yıkıyor, çamaşırı kim asıyor, temizlik günü nasıl seçiliyor? “Biz paylaşırız, hallederiz” deyip geçenlerin çoğu, ikinci haftada WhatsApp’ta kavga etmeye başlıyor. Ben çamaşır asmayı yanlış yaptığım için üç gün trip yemiştim, hâlâ hatırlarım.
Küçük gibi görünen ama asıl evliliği yoran şeyler bunlar. Büyük meseleler bir kere konuşuluyor ama bu küçük detaylar her gün önüne çıkıyor. Herkesin kendi kırmızı çizgisi, beklentisi, tahammül sınırı var. Evlilik öncesi bunları konuşmak bana göre zaman kaybı değil, hayat kurtarıcı.
Paranın konuşulmadığı evlilik çok az gördüm. Kim ne kadar kazanıyor, kim kime ne kadar destek olacak, ortak birikim olacak mı, borç var mı, kredi kartı limiti kaç? Bir arkadaşım 2022’de evlenmeden önce altı ay boyunca ortak bütçe uyguladı eşiyle. Hesaptan hesaba para transferi, markette fiş paylaşımı, tatilde masraflar bölüşüm. Evlenince ne oldu? “Senin benim cüzdanı” diye bir şey kalmadı ama o altı ay, evlilikten daha çok tartışma çıkardı.
Çocuk konusu da bambaşka bir fasıl. Kafalar net olmayınca yıllar geçip gidiyor, biri çocuk istiyor, diğeri “biraz daha bekleyelim” diyor. Yıllarca Almanya’da yaşayan gurbetçilerin çocuk yapma yaşı ortalama 34-36. Sebep: Kariyer mi, ekonomik durum mu? Hep karma. Kimse açık açık konuşmuyor. Halbuki bir akşam yemeğinde “Sen gerçekten çocuk ister misin?” diye sormak, düğün salonu seçmekten daha kritik.
Ailelerle ilişkilerden bahsetmeden geçemem. Evlenince “biz bize” olacağınızı sanıp yanılıyorsunuz. Kimin ailesiyle ne sıklıkta görüşülecek, bayramda hangi evde olunacak, kayınvalidenin WhatsApp’tan sabah 8’de günaydın mesajı kaç kere okunacak? Gurbetçilerde bu mesele daha da büyüyor. Benim eşim her Türkiye dönüşü ağlıyor, annesinden ayrıldığı için. Yıllar sonra bile bu alışmıyor.
Din, gelenek, kültür… Özellikle farklı ülke veya şehirlerden evlenenlerde ciddi uyumsuzluk çıkabiliyor. Oruç tutulacak mı, yılbaşında kutlama yapılacak mı, Almanca mı, Türkçe mi konuşulacak evde? Küçük gibi duran detaylar, yıllar içinde büyüyüp dev sorun olabiliyor. Ben bir sene boyunca cuma akşamı balık mı, et mi yiyeceğiz kavgası yaşadım; sebep: biri Müslüman, diğeri Katolik aileden.
Ev işleri de önemli. Kim bulaşığı yıkıyor, çamaşırı kim asıyor, temizlik günü nasıl seçiliyor? “Biz paylaşırız, hallederiz” deyip geçenlerin çoğu, ikinci haftada WhatsApp’ta kavga etmeye başlıyor. Ben çamaşır asmayı yanlış yaptığım için üç gün trip yemiştim, hâlâ hatırlarım.
Küçük gibi görünen ama asıl evliliği yoran şeyler bunlar. Büyük meseleler bir kere konuşuluyor ama bu küçük detaylar her gün önüne çıkıyor. Herkesin kendi kırmızı çizgisi, beklentisi, tahammül sınırı var. Evlilik öncesi bunları konuşmak bana göre zaman kaybı değil, hayat kurtarıcı.
82