90’larda ailede haberler açık olurdu, her akşam tartışma programı, fonda sürekli siyaset. O dönem mahalledeki herkesin bir partisi, bir futbol takımı, bir de köşedeki bakkala borcu vardı. Siyasi tartışmalara çocuklar da kulak misafiri olurdu. 1999 seçimlerinde oy verme yaşıma daha çok varken, akrabalar arasında kimin hangi partiye oy vereceğini hararetle konuşurlardı. Şimdi Almanya’da gençlerle konuşuyorum, siyaset deyince suratlar boş, gündem başka bir gezegen. Türkiye’deki kuzenlerim de farklı değil. Herkes ekonomi, işsizlik ya da yurt dışı hayaliyle meşgul, siyaset ikinci planda.
Bir de sosyal medya var. Herkes lafını söylüyor ama tartışma yok, sadece like yarışması var. Gençler için siyaset, influencerların tweetlerinden ibaret, gerçek bir tartışmaya girmeye çekiniyorlar. Çünkü tartışmak riskli, linç modası her daim güncel.
Benim lise yıllarımda mitingler, pankartlar, el ilanları vardı. Şimdi seçim günü selfie, sonrası yok. Siyaset biraz nostaljiye dönüştü, eski kasetler gibi, arada açıp dinleyen az.
Bir de sosyal medya var. Herkes lafını söylüyor ama tartışma yok, sadece like yarışması var. Gençler için siyaset, influencerların tweetlerinden ibaret, gerçek bir tartışmaya girmeye çekiniyorlar. Çünkü tartışmak riskli, linç modası her daim güncel.
Benim lise yıllarımda mitingler, pankartlar, el ilanları vardı. Şimdi seçim günü selfie, sonrası yok. Siyaset biraz nostaljiye dönüştü, eski kasetler gibi, arada açıp dinleyen az.
00