Vergi dairesiyle ilk tanışmam 2017’de Almanya dönüşü, İstanbul’da küçük bir home ofis açmaya kalkışmamla oldu. Sabah 9’da sıraya girdim, önümde abiye abla karışık 13 kişi. Herkesin elinde evrak dosyası, aralarda bir iki kişi “benim vergi numaram kayıp, tekrar alabilir miyim?” diye soruyor. Memurun yüzünde “keşke bugün gelmeseydiniz” bakışı var. İlk katta önce vezneye yönlendirdiler, sonra yanlış kata çıktığım anlaşıldı, tekrar aşağı indim. Evrakların biri eksikmiş, hemen karşıdaki fotokopiciye koşturup tekrar çıktısını aldım. Geri dönünce sıra tamamen değişmiş, 2 saat bekleyip sadece bir imza atabildim. Aradan 3 gün geçti, bir eksik evrak daha istediler, tekrar aynı döngüye girdim. Tavsiyem: İşinizi şansa bırakmayın, tüm evrakları 2’şer 3’er kopya alın, aç karnına gitmeyin. Orada geçirdiğim sürede, kantinde poğaça ve çay kombinasyonu hayat kurtarıyor. Şubat soğuğunda sıranın dışarıya taştığı günleri unutmadım.
00