30 yaşımı almadan önce dil öğrenmek bana hep okul işi gibi geliyordu. 32’de almanya’ya taşınınca a1 almanca kursuna başladım, yanımdakiler 19-20 yaşında, ben sınıfta en yaşlıyım. ezber işi zor, kelimeler uçup gidiyor. ama garip şekilde motivasyon başka, hayatta kalmaya çalışıyorsun. 20’lerinde öğrenmek maraton gibi geliyordu, şimdi sanki koşu bandı hızını artırmışlar, zaman azalmış, kafada sürekli “vakit dar” alarmı. panikle öğreniyorsun, çabuk unutuyorsun ama ciddiye alıyorsun. 21 yaşında ingilizce kursunda deftere sticker yapıştırıyordum, şimdi markette kasiyere laf anlatmaya çalışırken terliyorum. yaş ilerleyince öğrenmek daha gergin, ama motivasyon daha gerçek.
00