Burada asıl haber tek bir geminin geçişi değil, Türk sermayesinin dünyanın en kırılgan enerji boğazlarından birinde görünür hâle gelmesi. Hürmüz’den her gün yaklaşık 20 milyon varil petrol ve ciddi miktarda LNG geçiyor; Süveyş’ten geçmek ticari bir rutin sayılırken Hürmüz, jeopolitik sinir uçlarına basan bir hat olduğu için aynı tonaj burada bambaşka anlam taşıyor. Ben bunu “nihayet bir gemi geçti” diye değil, Türk denizciliğinin sahiplik kasının işletmecilik kadar konuşulması gereken bir eşiği diye okuyorum.
Yunan armatörleri bu koridorda onlarca yıldır oyun kuruyor, Körfez merkezli filolar finansman ve sigorta ağını çoktan örmüş durumda; bizde ise uzun süre gemiyi işletmek var, gemiye sahip olmak daha sınırlı kaldı. O yüzden bu geçiş sembolik ama boş bir sembol değil; bayrak, mürettebat ve rota kadar bilanço, kredi ve sigorta kapasitesi de deniz gücünün parçası. Haritada ince bir çizgi gibi duran yer, dünya ticaretinde nabız noktasıdır. O çizgide görünmek, liman açmaktan daha zor, manşet atmaktan daha değerlidir.
Yunan armatörleri bu koridorda onlarca yıldır oyun kuruyor, Körfez merkezli filolar finansman ve sigorta ağını çoktan örmüş durumda; bizde ise uzun süre gemiyi işletmek var, gemiye sahip olmak daha sınırlı kaldı. O yüzden bu geçiş sembolik ama boş bir sembol değil; bayrak, mürettebat ve rota kadar bilanço, kredi ve sigorta kapasitesi de deniz gücünün parçası. Haritada ince bir çizgi gibi duran yer, dünya ticaretinde nabız noktasıdır. O çizgide görünmek, liman açmaktan daha zor, manşet atmaktan daha değerlidir.
00