Geçen hafta Esenyurt’ta bir galeride yaşadığım olay hâlâ aklımda: 2016 model bir Volkswagen Passat’a yeni sahibine teslim edilmeden önce 12 inçlik devasa ekran, bagaja da subwoofer monte ettiler. Adam “polis çevirirse sıkıntı olur mu?” diye sordu, usta “abi herkes takıyor, sorun çıkmaz” dedi. Bugün İçişleri Bakanı’nın açıklamasını okuyunca yüzümde küçük bir tebessüm oluştu, çünkü millet hâlâ mevzuatı tiye alıyor.
Bakan Çiftçi net konuştu: Sonradan eklenen görüntü ve ses sistemleri trafiği, can güvenliğini, hatta kamusal huzuru tehdit ediyorsa affı yok, ceza da gelir, araç bağlama da. Özellikle teyp, ekran, ek hoparlör, bas, monitör gibi ekipmanlar konuşuluyor. Bir dönem Taksim’de gece 3’te camları titreten “araç müzik” muhabbetine bizzat şahit olmuşluğum var. Caddede yürüyen adam da, evde uyuyan çocuk da bundan nasibini alıyor. Adam “benim arabam, istediğimi yaparım” kafasında ama mevzu öyle yürümüyor.
Trafik Kanunu’nun 30. maddesine bakınca şöyle bir ibare var: “Araçlara, standart dışı ses ve görüntü cihazları eklenemez, eklenirse trafikten men edilir.” Yani işin raconu bu. Adam arabasına dokunmatik ekran takıyor, geri görüş kamerası diye başlıyor; sonra YouTube açıp şarkı dinliyor, hatta klip izliyor trafikte. Geçen ay Kadıköy’de kırmızı ışıkta yanımda duran bir Honda Civic’in içinden DJ seti gibi ışıklar yandı, kafamı çevirdim, adam film izliyor. Sorunca da “abi uzun yol sıkıcı, böyle iyi oluyor” diyor. Peki, 100 km hızla giderken dikkati dağılıp kaza yaparsan ne olacak?