Geçen gece, Nişantaşı’nda polis arabaları ve ambulanslar evin önünü kapatmıştı. Komşum aradı, “Eraslan’ı götürüyorlar” dedi, inanmadım. 48 yaşında, Türkiye’nin tanıdığı bir modacı; kimse kolay kolay böyle bir son beklemiyordu. Medya, apartmanda günlerce nöbet tuttu. Sağlık sisteminden, yakın çevresinden, hatta magazinden kimse sorumluluk almıyor. Adam yalnız bir şekilde, sanki isimsiz biriymiş gibi aramızdan çekip alındı. Moda dünyası bolca gözyaşı ve hashtag paylaşır ama işin aslı, herkes kendi PR’ının derdinde. Bir insan öldü, geride sadece “şok” manşetleri ve kısa süreli anmalar kaldı. Bu ülkede “başarı” da, “yalnızlık” da çok hızlı tüketiliyor.
00