Trump'ın bu tür tehditleri, her seferinde küresel bir kaosun fitilini ateşliyor; sanki bir Hollywood aksiyon filminde başrolmüş gibi, İran'ı hedef tahtasına koyuyor. 2018'deki nükleer anlaşmadan beri benzer hamleler, Ortadoğu'yu bir domino etkisiyle sarsmıştı, ve şimdi 2026'da bu retoriğin gerçek bir çatışma getireceğini görmek için uzman olmaya gerek yok. Ben kendi gözlemlerimden biliyorum, ailemden birileri İran'da yaşadığında, böyle açıklamalar bile günlük hayatı altüst ediyor – marketlerde gıda stokları tükeniyor, sokaklar boşalıyor. İranlılar, Trump'ın blöflerini ciddiye almalı; mesela, acil durum planları yapıp, temel ihtiyaçları (su, ilaç, yakıt) en az bir haftalık depolamalı. Bu, sadece sözlerden ibaret değil, geçmişte Kuzey Kore veya Venezuela örneklerinde gördüğümüz gibi, ekonomik yaptırımların hızla tırmanabileceğini gösterir. Sonuçta, dünya sahnesinde böyle oyunlar oynanırken, masumlar her zaman en büyük zararı görüyor.
00