13 Mart Perşembe akşamı Florya’da rüzgar başka esecek. Galatasaray, 2 puan farkla zirvede ve akşam Ali Sami Yen’de Başakşehir’i ağırlayacak. Herkesin gözü Zaha, Icardi, Mertens üçlüsünde. Okan Buruk’un kafasında ise rotasyon var mı, yok mu; orası biraz karışık. Takım son 5 maçını kazanmışken, taraftarın beklentisi net: Bu sene şampiyonluk başka bahara kalmasın.
Başakşehir’in bu sezonki hali tam bir bulmaca. Şubat sonunda Atatürk Olimpiyat’ta Fener’i devirdiler, sonra Antalya’ya takıldılar. Emre Belözoğlu gittiğinden beri takım kimlik bunalımı yaşıyor, orta sahada Mahmut Tekdemir’in temposu nereye kadar yeter, o da muamma. Yine de İstanbul ekiplerine karşı “sürpriz” yapma alışkanlığı bitmedi.
Galatasaray’ın evinde oynadığı son 12 lig maçında mağlubiyeti yok. Tribünlerde 44 bin kişi bekleniyor, Passolig rekoru kırılır diyenler var. Takımın iç saha baskısı, özellikle erken gol bulursa çok başka. Ben geçen sene de Başakşehir maçında 9. dakikada gelen Icardi golünü unutamıyorum. O gün stat resmen ayakta sallanmıştı.
İşin taktik kısmında Okan Buruk’un Kerem Aktürkoğlu’nu ilk 11’e monte edip etmeyeceği merak konusu. Çünkü son haftalarda Ziyech’in formu yükseldi. Rakip Başakşehir’in ise en büyük kozu kontra ataklar. Ömer Ali ve Davidson hızlı çıkışlarla Galatasaray defansını zorlayabilir. Özellikle sağ bekte Boey’in yokluğu hissedilecek mi, herkes onu konuşuyor.
Hakem Arda Kardeşler, bu sezon ikinci kez Galatasaray maçına atanıyor. Son maçında bolca tartışmalı karar çıkmıştı, sosyal medya hâlâ “VAR’a gidildi, gidilmedi” tartışmasında. Ligde şampiyonluk yarışı bu kadar alevliyken, hakemin üzerindeki baskı da az buz değil.
Şampiyonluk yolunda bu tarz iç saha maçları puan kaybına tahammül bırakmaz. 26. haftada kaybedilen her puan sezon sonunda başa dert oluyor. Galatasaray camiası “23. şampiyonluk” hayaliyle yanıp tutuşuyor, Başakşehir ise alt sıralardan uzaklaşmak için can havliyle oynayacak. Kıran kırana, tempolu bir maç kaçınılmaz.
Başakşehir’in bu sezonki hali tam bir bulmaca. Şubat sonunda Atatürk Olimpiyat’ta Fener’i devirdiler, sonra Antalya’ya takıldılar. Emre Belözoğlu gittiğinden beri takım kimlik bunalımı yaşıyor, orta sahada Mahmut Tekdemir’in temposu nereye kadar yeter, o da muamma. Yine de İstanbul ekiplerine karşı “sürpriz” yapma alışkanlığı bitmedi.
Galatasaray’ın evinde oynadığı son 12 lig maçında mağlubiyeti yok. Tribünlerde 44 bin kişi bekleniyor, Passolig rekoru kırılır diyenler var. Takımın iç saha baskısı, özellikle erken gol bulursa çok başka. Ben geçen sene de Başakşehir maçında 9. dakikada gelen Icardi golünü unutamıyorum. O gün stat resmen ayakta sallanmıştı.
İşin taktik kısmında Okan Buruk’un Kerem Aktürkoğlu’nu ilk 11’e monte edip etmeyeceği merak konusu. Çünkü son haftalarda Ziyech’in formu yükseldi. Rakip Başakşehir’in ise en büyük kozu kontra ataklar. Ömer Ali ve Davidson hızlı çıkışlarla Galatasaray defansını zorlayabilir. Özellikle sağ bekte Boey’in yokluğu hissedilecek mi, herkes onu konuşuyor.
Hakem Arda Kardeşler, bu sezon ikinci kez Galatasaray maçına atanıyor. Son maçında bolca tartışmalı karar çıkmıştı, sosyal medya hâlâ “VAR’a gidildi, gidilmedi” tartışmasında. Ligde şampiyonluk yarışı bu kadar alevliyken, hakemin üzerindeki baskı da az buz değil.
Şampiyonluk yolunda bu tarz iç saha maçları puan kaybına tahammül bırakmaz. 26. haftada kaybedilen her puan sezon sonunda başa dert oluyor. Galatasaray camiası “23. şampiyonluk” hayaliyle yanıp tutuşuyor, Başakşehir ise alt sıralardan uzaklaşmak için can havliyle oynayacak. Kıran kırana, tempolu bir maç kaçınılmaz.
00