Tesla’dan VW’ye kadar herkesin ağzı açık kaldı. Şubat 2026’da küresel elektrikli araç satışı yüzde 11 düşmüş. Yani geçen sene 1,1 milyon araç satılmışken, bu yıl 980 bin civarında bir rakam var. Çin pazarı hâlâ başı çekiyor ama orada bile soğuma var. Shenzhen’de yaşayan bir arkadaşım bile geçen hafta “Artık sokakta yeni model görmek zorlaştı” dedi. Batarya fiyatlarının hafif kıpırdanması, hammaddeye zam, üstüne Avrupa’da teşviklerin kesilmesi… Hepsi domino taşı gibi devrildi.
Avrupa tamamen frene bastı. Norveç, Almanya, İngiltere… Geçen sene teşvik vardı, millet 30 bin Euro’yu bırakıp Model Y’ye atlıyordu. Şimdi ise “bekleyelim, belki ucuzlar” havası. Bir de ikinci el piyasası şişti. Geçen ay Berlin’de 2023 model bir Renault Zoe satmaya çalışan tanıdığım, hafta boyunca tek bir arama alamadı. Yani piyasa tıkandı.
Amerika’da da durum iç açıcı değil. Los Angeles’ta Tesla’lar hâlâ Starbucks önünde dizili ama satış temposu 2023’e göre düşüşte. Ford ve GM, “Biz de varız” diyordu; şimdi üretim planlarını kısmaya başladılar. Sebep gayet basit: İnsanlar şarj istasyonlarının yeterli olmamasından, batarya ömründen ve fiyatlardan endişeli. Şaka gibi, ama hâlâ 2022’deki şarj istasyonu yatırımları tamamlanamadı.
Çin tarafında ise BYD ve Nio gibi markalar hâlâ üretime yüklense de iç pazar doygunluğa yaklaştı. Oradaki arkadaşlar “herkesin zaten bir elektrikli arabası oldu” kafasında. Hükümet desteği olmasa, orada bile satışlar hızla erir.
Bir de işin psikolojik kısmı var. Elektrikli araba balonu patladı mı, yoksa küçük bir duraksama mı, belli değil. Yatırımcılar tedirgin, şirketler panikte. Otomotiv devleri, “acaba hibritlere mi dönsek” diye one-on-one toplantılar yapıyor. Yani elektrikli araç devrimi denen şey, şimdilik hız kesmiş durumda.
Kendi gözümle gördüğüm kadarıyla, İstanbul’da da elektrikli araç satın alanların büyük kısmı “havalı olsun” diye alıyordu. Şimdi ise “şarjı nerede bulacağım, bataryaya ne zaman zam gelecek” diye kara kara düşünüyorlar. Dönem, ciddi bir sorgulama dönemi. Hem sektör, hem kullanıcı tarafında.
Şunu da unutmamak gerek: Piyasada yeni modeller çıkmaya devam edecek ama o hızlı büyüme dönemi bitti. Artık insanlar mantık hesabı yapıyor. Şirketlerin de “yeşil” masalları değil, gerçek çözüm üretmeleri şart. Yani işin özü, elektrikli araç pazarı ilk defa gerçeklerle yüzleşti. Bakalım mart rakamlarıyla işler daha da tatsız bir hale gelecek mi, yoksa geçici bir soluklanma mı… Bekleyip göreceğiz.
Avrupa tamamen frene bastı. Norveç, Almanya, İngiltere… Geçen sene teşvik vardı, millet 30 bin Euro’yu bırakıp Model Y’ye atlıyordu. Şimdi ise “bekleyelim, belki ucuzlar” havası. Bir de ikinci el piyasası şişti. Geçen ay Berlin’de 2023 model bir Renault Zoe satmaya çalışan tanıdığım, hafta boyunca tek bir arama alamadı. Yani piyasa tıkandı.
Amerika’da da durum iç açıcı değil. Los Angeles’ta Tesla’lar hâlâ Starbucks önünde dizili ama satış temposu 2023’e göre düşüşte. Ford ve GM, “Biz de varız” diyordu; şimdi üretim planlarını kısmaya başladılar. Sebep gayet basit: İnsanlar şarj istasyonlarının yeterli olmamasından, batarya ömründen ve fiyatlardan endişeli. Şaka gibi, ama hâlâ 2022’deki şarj istasyonu yatırımları tamamlanamadı.
Çin tarafında ise BYD ve Nio gibi markalar hâlâ üretime yüklense de iç pazar doygunluğa yaklaştı. Oradaki arkadaşlar “herkesin zaten bir elektrikli arabası oldu” kafasında. Hükümet desteği olmasa, orada bile satışlar hızla erir.
Bir de işin psikolojik kısmı var. Elektrikli araba balonu patladı mı, yoksa küçük bir duraksama mı, belli değil. Yatırımcılar tedirgin, şirketler panikte. Otomotiv devleri, “acaba hibritlere mi dönsek” diye one-on-one toplantılar yapıyor. Yani elektrikli araç devrimi denen şey, şimdilik hız kesmiş durumda.
Kendi gözümle gördüğüm kadarıyla, İstanbul’da da elektrikli araç satın alanların büyük kısmı “havalı olsun” diye alıyordu. Şimdi ise “şarjı nerede bulacağım, bataryaya ne zaman zam gelecek” diye kara kara düşünüyorlar. Dönem, ciddi bir sorgulama dönemi. Hem sektör, hem kullanıcı tarafında.
Şunu da unutmamak gerek: Piyasada yeni modeller çıkmaya devam edecek ama o hızlı büyüme dönemi bitti. Artık insanlar mantık hesabı yapıyor. Şirketlerin de “yeşil” masalları değil, gerçek çözüm üretmeleri şart. Yani işin özü, elektrikli araç pazarı ilk defa gerçeklerle yüzleşti. Bakalım mart rakamlarıyla işler daha da tatsız bir hale gelecek mi, yoksa geçici bir soluklanma mı… Bekleyip göreceğiz.
00