İklim diplomasisi lafı yıllardır havada uçuşuyor, ama sahada işbirliği dediğin somut adımlarla olur. Bakan Kurum’un COP31’de Türkiye’nin bu alanda daha etkin rol oynamak istediğini söylemesi, geçmişteki pasif duruşun yerini almaya başladı. 2023’te Glasgow’da yapılan COP26’da Türkiye’nin “gelişmekte olan ülke” etiketi arkasına saklanması bir yere kadar sürdü. Şimdi, iklim finansmanı ve teknoloji transferi konularında ortaklıkları artırmak zorundayız. Yoksa kağıt üstünde kalır, sadece hava atarız. İklim krizi şehirlerimizin altyapısını erozyona uğratırken, Türkiye’nin somut projelerle uluslararası platformda ağırlığını koyması şart. İsterse Paris Anlaşması’ndan çekil, iklimle mücadele artık opsiyon değil. Bakanlıkların bu işin siyasi malzeme olmaktan çıkıp reel işbirliğine dönüşmesi gerekiyor. Aksi halde, yeşil diplomasi masalları sadece seçim yatırımı olarak kalır.
00