Geçenlerde New York’ta BM binasında buluşmuşlar, klasik fotoğraf kareleri, tokalaşmalar, arkada mavi logolar. Masanın üstünde not defterleri, çevirmenler tetikte. Fidan’ın yüz ifadesi satranç oyuncusu gibi, Guterres de ‘acaba bu Türkler yine hangi konuyu masaya getirdi’ bakışı atıyor. Suriye’den Gazze’ye, Ukrayna’dan Ege’ye her dosya açılmış. Ama işin aslı, herkes kendi ajandasının peşinde. BM’nin “çok taraflılık” lafı havada uçuşuyor ama sahada kimsenin bir şey çözdüğü yok. Türkiye’nin derdi belli, sınır güvenliği, göç, bölgesel denge; Guterres’in derdi ise BM’nin prestiji yerlerde, bari biraz ayakta kalalım. Bu toplantıların gerçek çıktısı genelde: bolca çay, az çözüm, çok poz. Yıllardır değişen bir şey yok, masadakiler değişiyor, mevzu hep aynı.