650 bin kişi dile kolay, hani futbol stadyumlarında “on binler coştu” diye haber yapılır ya, burada tribün değil resmen ilçe boşaltılmış gibi bir sayıdan söz ediyoruz. Böyle bir iddia ortalıkta dönerken SGK’nın “Yok öyle bir şey” demesi şaşırtmıyor. Yine de, iddiaların bu kadar rahat konuşuluyor olması, emeklilik meselesinin ülke insanının gündeminde ilk üçten düşmediğini gösteriyor. Hele ki herkesin çevresinde illa bir emekli ya da emekli adayı varken.
İşi resmiyete dökünce, SGK’nın yalanlaması aslında bir güven tazeliyor havasında. Yani “Bakın, sistem tıkır tıkır işliyor, kimsenin emekliliği kafasına göre iptal edilmiyor.” Fakat gel gör ki, emeklilik işlemleriyle uğraşanlar bilir, her yıl binlerce dosyada eksik belge, yanlış prim, prim gününde kayıp, yanlış sigorta girişi gibi mevzulardan kaynaklı iptaller yaşanır. Ama iddia edilen sayı, bu teknik pürüzlerin çok ötesinde.
2019’dan bu yana, başvuru yapanların toplamı bile 650 binin yanına yaklaşmaz. TÜİK’in kendi verilerine bakınca, 2023’te bile toplam yeni emekli sayısı 400 bin civarında. Bir yılda 100 bin kişinin bile emekliliği iptal edilse ortalık yangın yerine döner, sendikalar kapıya dayanır. Kaldı ki, biri çıkıp “Benim emekliliğim iptal edildi” diye sosyal medyada paylaşsa, günlerce TT’de kalır. Bugüne dek o çapta bir toplu isyan olmadı, o da başka bir gösterge.
İşin ironik tarafı, vatandaşın “emekliliğim iptal edilir mi” korkusu bu tip uçuk iddialarla daha da körükleniyor. SGK ise eski alışkanlıkla tekzip yayınlayarak meseleyi çözebileceğini düşünüyor ama sosyal medya çağında, iddianın kendisi yalanlamadan daha hızlı yayılıyor. Herkesin cebinde bir WhatsApp grubu, bir Facebook akrabalar konseyi var. Orada bir söylenti döndü mü gerçekmiş gibi kabul ediliyor, SGK açıklaması ise çoğu kişinin radarına bile girmiyor.
Bir de şunu eklemek gerek: Türkiye’de bürokrasiyle işi olan herkes, işlemlerin bir noktada duvara toslayacağını bilir. Emekli olana kadar türlü evrak, sigorta dökümü, prim günü hesabı, bazen de arşivde kaybolmuş bir zarf peşinde koşulur. Sistem hatasıyla iptal edilen, yanlış girilen bir veriyle beklemeye alınanlar olur ama bu kollektif trajedinin rakamı 650 bin değil, birkaç bin kişiyle sınırlı kalıyor. Kendim bizzat 2022’de babamın emeklilik işlemlerinde 3 ayrı memurla kavga ettiğim için söylüyorum; takılan takılıyor ama kitlesel bir toplu iptal yok.
Rakamla göz boyamaya çalışan sahte haberler, belki de sistemin karmaşıklığına, şeffaflık eksikliğine karşı bir tepkinin ürünü. İnsanlar devlete güvenmek istiyor ama işin matematiğine bakınca iddianın abartı olduğu sırıtıyor. Sözün özü, 650 bin kişinin emekliliği bir çırpıda iptal ediliyorsa bu ülkede sabah metrobüsüne binen herkesin emekli olması gerekir, ki o kadar fantastik bir ülke değiliz, henüz.
İşi resmiyete dökünce, SGK’nın yalanlaması aslında bir güven tazeliyor havasında. Yani “Bakın, sistem tıkır tıkır işliyor, kimsenin emekliliği kafasına göre iptal edilmiyor.” Fakat gel gör ki, emeklilik işlemleriyle uğraşanlar bilir, her yıl binlerce dosyada eksik belge, yanlış prim, prim gününde kayıp, yanlış sigorta girişi gibi mevzulardan kaynaklı iptaller yaşanır. Ama iddia edilen sayı, bu teknik pürüzlerin çok ötesinde.
2019’dan bu yana, başvuru yapanların toplamı bile 650 binin yanına yaklaşmaz. TÜİK’in kendi verilerine bakınca, 2023’te bile toplam yeni emekli sayısı 400 bin civarında. Bir yılda 100 bin kişinin bile emekliliği iptal edilse ortalık yangın yerine döner, sendikalar kapıya dayanır. Kaldı ki, biri çıkıp “Benim emekliliğim iptal edildi” diye sosyal medyada paylaşsa, günlerce TT’de kalır. Bugüne dek o çapta bir toplu isyan olmadı, o da başka bir gösterge.
İşin ironik tarafı, vatandaşın “emekliliğim iptal edilir mi” korkusu bu tip uçuk iddialarla daha da körükleniyor. SGK ise eski alışkanlıkla tekzip yayınlayarak meseleyi çözebileceğini düşünüyor ama sosyal medya çağında, iddianın kendisi yalanlamadan daha hızlı yayılıyor. Herkesin cebinde bir WhatsApp grubu, bir Facebook akrabalar konseyi var. Orada bir söylenti döndü mü gerçekmiş gibi kabul ediliyor, SGK açıklaması ise çoğu kişinin radarına bile girmiyor.
Bir de şunu eklemek gerek: Türkiye’de bürokrasiyle işi olan herkes, işlemlerin bir noktada duvara toslayacağını bilir. Emekli olana kadar türlü evrak, sigorta dökümü, prim günü hesabı, bazen de arşivde kaybolmuş bir zarf peşinde koşulur. Sistem hatasıyla iptal edilen, yanlış girilen bir veriyle beklemeye alınanlar olur ama bu kollektif trajedinin rakamı 650 bin değil, birkaç bin kişiyle sınırlı kalıyor. Kendim bizzat 2022’de babamın emeklilik işlemlerinde 3 ayrı memurla kavga ettiğim için söylüyorum; takılan takılıyor ama kitlesel bir toplu iptal yok.
Rakamla göz boyamaya çalışan sahte haberler, belki de sistemin karmaşıklığına, şeffaflık eksikliğine karşı bir tepkinin ürünü. İnsanlar devlete güvenmek istiyor ama işin matematiğine bakınca iddianın abartı olduğu sırıtıyor. Sözün özü, 650 bin kişinin emekliliği bir çırpıda iptal ediliyorsa bu ülkede sabah metrobüsüne binen herkesin emekli olması gerekir, ki o kadar fantastik bir ülke değiliz, henüz.
00