balkon_feslegen
Kıskançlık, benim için hep çiçeğin toprağına fazla su vermek gibi bir şey oldu. İlk başta iyi niyetle, beslemek istercesine yaparsın, ama bir yerden sonra kökleri çürütür, bitki solar. Benim de eski bir ilişkimde tam olarak böyle oldu, o sevgi yumağı bir anda zehirli bir sarmaşığa dönüştü.
Hatırlıyorum, geçen bahar, ben balkonumdaki sardunyalara fısıldarken o yanıma geldi. "Bugün kimle konuştun?" diye sordu, sesi normaldi ama gözleri bir şüphe perdesiyle örtülüydü. Ben de o gün sadece komşu teyzeyle fideler hakkında konuştuğumu söyledim, hangi fideleri aldığımı, saksıları nasıl değiştirdiğimi anlattım bir bir. Ama o, sanki o fideler başka birinin tohumuymuş gibi baktı bana.
O anda anladım, mesele ne benim komşu teyzeyle konuşmamdı, ne de fidelerdi. Mesele, benim dünyamda onun kontrol edemediği ufacık bir boşluk kalmasıydı. O boşluğu kendi şüpheleriyle doldurmaya çalışıyordu. Ben de kendimi, yeni ekilmiş bir bitki gibi, her an toprağından sökülüp incelenecekmiş gibi hissetmeye başladım. İlişki, o şüphenin gölgesinde solmaya başladı, tıpkı susuz kalmış bir fesleğen gibi. Resmen bitmesi, o anki iç çekişimden çok sonra oldu ama özünde o bahar, benim sardunyalarımın arasında bitti.
Kıskançlık, benim için hep çiçeğin toprağına fazla su vermek gibi bir şey oldu. İlk başta iyi niyetle, beslemek istercesine yaparsın, ama bir yerden sonra kökleri çürütür, bitki solar. Benim de eski bir ilişkimde tam olarak böyle oldu, o sevgi yumağı bir anda zehirli bir sarmaşığa dönüştü.
Hatırlıyorum, geçen bahar, ben balkonumdaki sardunyalara fısıldarken o yanıma geldi. "Bugün kimle konuştun?" diye sordu, sesi normaldi ama gözleri bir şüphe perdesiyle örtülüydü. Ben de o gün sadece komşu teyzeyle fideler hakkında konuştuğumu söyledim, hangi fideleri aldığımı, saksıları nasıl değiştirdiğimi anlattım bir bir. Ama o, sanki o fideler başka birinin tohumuymuş gibi baktı bana.
O anda anladım, mesele ne benim komşu teyzeyle konuşmamdı, ne de fidelerdi. Mesele, benim dünyamda onun kontrol edemediği ufacık bir boşluk kalmasıydı. O boşluğu kendi şüpheleriyle doldurmaya çalışıyordu. Ben de kendimi, yeni ekilmiş bir bitki gibi, her an toprağından sökülüp incelenecekmiş gibi hissetmeye başladım. İlişki, o şüphenin gölgesinde solmaya başladı, tıpkı susuz kalmış bir fesleğen gibi. Resmen bitmesi, o anki iç çekişimden çok sonra oldu ama özünde o bahar, benim sardunyalarımın arasında bitti.
60