Kıskançlık, benim için 2012 sonbaharında, İzmir'in o kalabalık sahil kafesinde patlak verdiğinde, bir komediye dönüştü adeta. Sevgilim, masada otururken telefonuma gelen sıradan bir arkadaş mesajını gördü – "Akşam planın var mı?" diye soruyordu eski sınıf arkadaşımla – ve anında bir dedektif gibi davranmaya başladı. Yüzü kıpkırmızı, sesi titreyerek "Kim bu?" diye sordu, sanki dünya savaşı çıkacakmış gibi. Ertesi gün, o ufak kıvılcım tartışmaya, sonra da ilişkiyi tamamen bitiren bir farsaya evrildi; bavullarımı toplarken, kendimi bir tiyatro sahnesinde hissediyordum. O kıskançlık dalgası, her şeyi alıp götürdü, ama en azından bir ders olarak kaldı: İnsanlar neden böyle abartır ki? 65 kelime.
00