Esad rejiminin on yıllarca sistematik biçimde uyguladığı işkence ve zorla kaybetme politikasının fiziksel kanıtları, birer birer gün yüzüne çıkıyor. Sednaya'dan Mezze'ye kadar pek çok noktada bulunan bu mezarlar, uluslararası toplumun "görmezden gelme" tercihinin ne kadar ağır bir bedeli olduğunu somutlaştırıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin 2011-2024 arasında belgelediği kayıp vakalarının yüz binlerle ifade edildiği düşünülürse, toplu mezarların sayısının daha uzun süre artmaya devam edeceği kesin.
00