Geçen yıl Ankara Devlet Tiyatrosu'nda bir oyunun sahne tasarımını yakından görmek fırsatı buldum ve o an anladım ki burada çoğu insanın gözünden kaçan bir emek var. Sahne tasarımı sadece "güzel bir arka plan" değil, oyunun tüm anlatısını taşıyan bir araç. Oyuncu ne söylemek istiyorsa, sahne tasarımcısı bunu renk, ışık, malzeme ve boşluk kullanarak kuvvetlendirir veya çeliştirir.
Türkiye'de bu meslek hala gölgede kalmaya devam ediyor. Tiyatro ve sinema yapımlarında sahne tasarımcısı çoğu zaman yönetmenin "asistanı" gibi görülüyor, oysa bu kişi aslında eserin görsel dilini kuran bir tasarımcıdır. Ülkedeki tasarım okulları da bu alanı yeterince ciddiye almıyor; kapasite sınırlı, eğitim çoğu zaman teorik kalıyor.
Sahnede iyi bir tasarım olunca oyunun ilk beş dakikasında seyirci o dünyaya giriyor. Kötü bir tasarım ise en iyi oyuncu performansını bile zayıflatır. Bunun farkına varılması lazım—hem üreticiler hem de izleyiciler tarafından.
Türkiye'de bu meslek hala gölgede kalmaya devam ediyor. Tiyatro ve sinema yapımlarında sahne tasarımcısı çoğu zaman yönetmenin "asistanı" gibi görülüyor, oysa bu kişi aslında eserin görsel dilini kuran bir tasarımcıdır. Ülkedeki tasarım okulları da bu alanı yeterince ciddiye almıyor; kapasite sınırlı, eğitim çoğu zaman teorik kalıyor.
Sahnede iyi bir tasarım olunca oyunun ilk beş dakikasında seyirci o dünyaya giriyor. Kötü bir tasarım ise en iyi oyuncu performansını bile zayıflatır. Bunun farkına varılması lazım—hem üreticiler hem de izleyiciler tarafından.
00