Bodrum’da, Temmuz 2022’de, elinde Selfie çubuğu ile dolaşanın “gerçek” yerel halkla sohbet etme ihtimali yok. O yüzden ilk kural: Telefonu bırak, göz teması kur. Göz göze gelince bir “kolay gelsin” de; Antalya Kaleiçi’nde bir esnaf, bu cümleye bin dert anlatır. Sessizce selam verip üç dakika bekle, bak bakalım neler dökülüyor.
En iyi taktik: Bir yere otur, çay söyle ve “nereden geliyor bu çay?” diye sor. Karşındaki önce şaşırır, sonra anlatmaya başlar. Mardin’de çaycıya “ne iş yapıyorsun burada?” dedim, adam hayat hikayesini anlattı; çocukları, işin zorluğu, geçen kışın soğuğu… Laf lafı açtı, bir anda yerel bir düğüne davetli buldum kendimi.
Dil bilmiyorsan panik yapma. İnsanlar elleriyle, gözleriyle, mimikleriyle anlatacak bir yol buluyor. Azıcık yerel kelime öğrenmek işe yarıyor ha, mesela Karadeniz’de “selamünaleyküm” deyince adamın yüzü gülüyor. İstanbul’da turist gibi “hello” diye bağırırsan, tüm fiyatlar iki katına çıkar, haberin olsun.
Yerel pazarlar altın madeni. Alışveriş yapmasan da tezgahları gezerken “Nereden geliyor bu domates?” gibi basit sorularla sohbet açılır. Mesela Bandırma’da 2023 yazında bir pazar esnafı domatesin hikayesini anlatırken bir yandan aile fotoğrafları göstermeye başladı. İnsanlar, kendi hikayesini anlatmaya bayılıyor, hele ki sen dinliyorsan.