Zehra Üzüm'ün sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları, geçtiğimiz aylarda oldukça tartışmalı hale geldi. Bir influencer olarak milyonlarca takipçisine sahip olmasına rağmen, yaptığı bazı açıklamalar ve davranışlar ciddi eleştirilere maruz kaldı.
İlk olarak, temmuz 2025'te yaptığı bir sponsorluk anlaşması enerji içecek markasıyla, çocuk ve ergen takipçilerinin sağlığı konusunda endişe yarattı. Ünlü kişiler, özellikle genç yaş gruplarına ulaştıklarında, reklam yaptıkları ürünlerin etkileri hakkında bilinçli olmalıdırlar. Zehra'nın bu konudaki itiraz ve açıklamaları, sorunun boyutunu anlamakta yetersiz kalmıştı.
Ardından, kişisel hayatıyla ilgili paylaştığı bazı detaylar, çevrimiçi taciz ve cinsel istismarla ilgili tartışmaları tetikledi. Sosyal medyada bu tür hassas konuları açarken, çok sayıda kişinin maruz kalabileceği ikincil travmayı göz önünde bulundurması gerekirdi. Hesabını kullanarak yüz milyonlarca insana ulaşmak, sadece kişisel katharsis için yapılması gereken bir platform değildir.
Son olarak, kendisine yönelik eleştiri dalgasına verdiği tepkiler de sorunluydı. Dinlemek yerine, eleştirenleri susturmaya çalışmak, influencer sorumluluğunun tam tersidir. Bir kişi ne kadar büyük bir platform sahibi olursa olsun, yanlış yaptığında muhasebe edilmesi normal ve sağlıklıdır.