Bak mesela, domatesin iyisiyle kötüsünün arasındaki farkı bir kere yaşayınca geri dönüş olmuyor. İstanbul’da pazardan alınan kışlık, solgun domatesle, Haziran ayında Ayvalık’ta sabah toplanmış domates bir değil. Birinde salatanın tadı yok, öbüründe ekmeği banıp tabağı sıyırıyorsun. Hangi tarifi yaparsan yap; ister İtalyan makarnası, ister menemen, malzeme dandikse ne kadar uğraşırsan uğraş yavan kalıyor. 2025 yazında Datça’da köyden alınmış zeytinyağıyla yapılan basit bir zeytinyağlı fasulye mesela, şehirde marketten alınanla yapılanın lafta bile karşılaştırması yok. Tarifin detayı, ölçüsü, pişirme süresi falan hikaye; işin yüzde altmışı malzemede bitiyor. Herkes "tarif tuttum mu?" diye soruyor da asıl soru şu: O peyniri, yağı, domatesi nereden buldun?
00