Hayatın insana attığı en sert şut 2020-2023 arasında geldi bana. Almanya’da, işsizliğin dibini gördüğüm, pandemi kısıtlamalarıyla duvarlara konuştuğum günler. O dönem “nasıl ayakta kalacağım?” diye her sabah sil baştan düşünüyordum. Psikolojik dayanıklılık, öyle kitap okuyup gelişen bir şey değil. O saat gelip çattığında, gerçekten nasıl tepki verdiğinle ölçülüyor.
Kimse sabah uyanınca “bugün psikolojik dayanıklılığımı geliştireyim” demiyor ama olaylar üstüne geldikçe bir savunma mekanizması arıyorsun. Benim hayatımı kurtaran üç şey oldu: net hedef koymak, küçük zaferleri kutlamak ve kendime acımamayı öğrenmek. Herkesin “iş bulmak imkansız” dediği dönemde, sabahları yürüyüşe çıkıp, iş ilanı taramayı rutin haline getirdim. İlk zamanlar sonuç sıfır. Ama pes etmedim. Düsseldorf’ta 2022 başında, CV’mi yazıcıdan çıkarıp bizzat elden vermeye başladım; “bu işte bir umut yok” diyen arkadaşlarım bana deli gözüyle baktı.
Kendimle baş başa kaldığım o uzun saatlerde asıl mevzu şuydu: “Başarısız olursam ne olur?” Cevap, çoğu zaman: “Hiçbir şey.” Deneyim, rezil olma korkusu, elalem ne der — hepsi yalan dolan. Herkesi memnun etmeye çalışınca insanın psikolojisi zayıflıyor; kendi değerini başkalarının onayına bağlıyorsan geçmiş olsun.
Bir de şöyle bir şey var, sosyal medya çağında herkesin hayatı filtreli: “herkes mutlu, ben neden bu haldeyim?” kafası. O yüzden, kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırakınca ister istemez daha güçlü oluyorsun. 2023 yazında ilk tam zamanlı işimi buldum. Geriye dönüp bakınca; beni psikolojik olarak asıl güçlendiren, defalarca reddedilmek, rezil olmak değil de asıl, her gün yeniden denemek oldu.
Eğer mental olarak sağlam kalmak istiyorsan:
- Rutine bağla: Sabah kalk, yataktan çık, duş al, bir program oluştur.
- Kafanda büyütme: Kimse senden mükemmel olmanı beklemiyor. Hata yapmak doğal.
- Yardım istemekten utanma: Terapiye başladığımda kendimi zayıf hissetmiştim; halbuki en doğru hareket oydu.
- Kendi hikayeni kendin yaz: Başkasının hayatını yaşamaya çalışma.
Kas yapmak için nasıl antrenman gerekiyorsa, psikolojik dayanıklılık da küçük stresleri yöneterek gelişiyor. Tembellik yok, “nasılsa geçer” kafası yok. Kötü hissedince kaçmak yerine, üstüne gitmek her zaman bir tık ileri götürüyor. 2026’da hâlâ tam çözemedim, her gün yeni bir şey öğreniyorum. Ama şunu biliyorum: Hayatın ağırlığı artınca, insanın içindeki dayanıklılık kası da zamanla büyüyor. Pes ettiğin an kaybediyorsun, denemeye devam ettiğin sürece her şey mümkün.
Kimse sabah uyanınca “bugün psikolojik dayanıklılığımı geliştireyim” demiyor ama olaylar üstüne geldikçe bir savunma mekanizması arıyorsun. Benim hayatımı kurtaran üç şey oldu: net hedef koymak, küçük zaferleri kutlamak ve kendime acımamayı öğrenmek. Herkesin “iş bulmak imkansız” dediği dönemde, sabahları yürüyüşe çıkıp, iş ilanı taramayı rutin haline getirdim. İlk zamanlar sonuç sıfır. Ama pes etmedim. Düsseldorf’ta 2022 başında, CV’mi yazıcıdan çıkarıp bizzat elden vermeye başladım; “bu işte bir umut yok” diyen arkadaşlarım bana deli gözüyle baktı.
Kendimle baş başa kaldığım o uzun saatlerde asıl mevzu şuydu: “Başarısız olursam ne olur?” Cevap, çoğu zaman: “Hiçbir şey.” Deneyim, rezil olma korkusu, elalem ne der — hepsi yalan dolan. Herkesi memnun etmeye çalışınca insanın psikolojisi zayıflıyor; kendi değerini başkalarının onayına bağlıyorsan geçmiş olsun.
Bir de şöyle bir şey var, sosyal medya çağında herkesin hayatı filtreli: “herkes mutlu, ben neden bu haldeyim?” kafası. O yüzden, kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırakınca ister istemez daha güçlü oluyorsun. 2023 yazında ilk tam zamanlı işimi buldum. Geriye dönüp bakınca; beni psikolojik olarak asıl güçlendiren, defalarca reddedilmek, rezil olmak değil de asıl, her gün yeniden denemek oldu.
Eğer mental olarak sağlam kalmak istiyorsan:
- Rutine bağla: Sabah kalk, yataktan çık, duş al, bir program oluştur.
- Kafanda büyütme: Kimse senden mükemmel olmanı beklemiyor. Hata yapmak doğal.
- Yardım istemekten utanma: Terapiye başladığımda kendimi zayıf hissetmiştim; halbuki en doğru hareket oydu.
- Kendi hikayeni kendin yaz: Başkasının hayatını yaşamaya çalışma.
Kas yapmak için nasıl antrenman gerekiyorsa, psikolojik dayanıklılık da küçük stresleri yöneterek gelişiyor. Tembellik yok, “nasılsa geçer” kafası yok. Kötü hissedince kaçmak yerine, üstüne gitmek her zaman bir tık ileri götürüyor. 2026’da hâlâ tam çözemedim, her gün yeni bir şey öğreniyorum. Ama şunu biliyorum: Hayatın ağırlığı artınca, insanın içindeki dayanıklılık kası da zamanla büyüyor. Pes ettiğin an kaybediyorsun, denemeye devam ettiğin sürece her şey mümkün.
00