2022’den beri her sabah uyanınca ilk işim döviz kurlarına bakmak oldu. Kurun anlık ataklarını bazen gece haberlerinde gördüm, bazen markette kasada hissettim. Gözümün önünde 1 dolar 14’ten 32’ye tırmandı. Arada 2023 yazında kısa bir duraklama oldu, ama o da kalıcı olmadı zaten.
Eskiden, yani 2000’lerin başında, dövizdeki hareketler daha çok dış kaynaklıydı. Mesela ABD’de faiz arttı mı, burada bir oynama olurdu. Yine de Merkez Bankası müdahale eder, TL’yi savunurdu. Şimdi ise içeride yapılan açıklamalar, hatta bir bakanın tek lafı, kurları fırlatabiliyor. Son bir yılda, alınan kararlar öngörülemez hale gelince güven bitti. İnsanlar parasını TL’de tutmaktan korkar oldu.
Şimdi sokağa çıkınca herkesin dilinde aynı şey: “Dolar daha da çıkar mı?” Çünkü işin özünde mesele güven. Parana güvenmezsen, hemen dövize kaçıyorsun. Özellikle 2023 sonrası Türkiye’de yaşanan kur ataklarının çoğu, yabancı yatırımcının çekilmesiyle başladı. Gelen döviz azaldı, içeride talep patladı, rezervler eridi.
Bir diğer sebep de enflasyon. 2024'te yıllık %70’lere dayandı. TL’nin alım gücü düştükçe, millet elindekini korumak için dövize yöneldi. Haliyle talep arttı, fiyat da fırladı. Geçmişte bu kadar yüksek enflasyon olduğunda, sabit kur rejimine geçilmişti. Şimdi ise serbest piyasa bahanesiyle bırakıldı, kontrol giderek azaldı.
Ayrıca seçim dönemleri de dövizi etkiliyor. 2023 seçimlerinden önce kurları sabit tutmak için arka kapıdan döviz satıldı, rezervler eridi. Sonrası malum: Seçim bitince freni patlamış kamyon gibi kur yukarı gitti. Bu film 2018’de de aynı şekilde oynanmıştı.
Dış faktörler de hâlâ önemli. Özellikle FED’in faiz kararları, Ortadoğu’daki savaşlar, yabancı yatırımcının risk iştahı… Ama son yıllarda içerideki politik belirsizlik, enflasyon ve rezervlerin tükenmesi asıl sebep oldu. Yabancı yatırımcı “bu ülkeye güven olmaz” demeye başladıysa, dövizdeki oynaklık kaçınılmaz.
Kendi gözümle gördüğüm, kasım 2024’te bir gecede euro 34’ten 36’ya fırladı. O gece çok kişi uykusuz kaldı, çünkü ithalatçı firmalar, döviz borcu olanlar, küçük yatırımcılar pozisyon alamadı. Eskiden böyle şoklar haftalar sürerdi, şimdi üç dört saatte olup bitiyor.
Net konuşmak gerekirse; kurdaki dalgalanmanın temelinde güven, ekonomi yönetiminin kredibilitesi ve enflasyon yatıyor. Dışarıdan gelen etkiler işin baharatı oldu, ana malzeme içeride. İstikrarsız politikalarla, günü kurtaran kararlarla uzun vadede bu işin düzelmesi mümkün değil. Ekonomi yönetiminde şeffaflık, öngörülebilirlik ve gerçekçi politikalar olmadan, dövizdeki oynaklık hayatın bir parçası olmaya devam edecek.
Eskiden, yani 2000’lerin başında, dövizdeki hareketler daha çok dış kaynaklıydı. Mesela ABD’de faiz arttı mı, burada bir oynama olurdu. Yine de Merkez Bankası müdahale eder, TL’yi savunurdu. Şimdi ise içeride yapılan açıklamalar, hatta bir bakanın tek lafı, kurları fırlatabiliyor. Son bir yılda, alınan kararlar öngörülemez hale gelince güven bitti. İnsanlar parasını TL’de tutmaktan korkar oldu.
Şimdi sokağa çıkınca herkesin dilinde aynı şey: “Dolar daha da çıkar mı?” Çünkü işin özünde mesele güven. Parana güvenmezsen, hemen dövize kaçıyorsun. Özellikle 2023 sonrası Türkiye’de yaşanan kur ataklarının çoğu, yabancı yatırımcının çekilmesiyle başladı. Gelen döviz azaldı, içeride talep patladı, rezervler eridi.
Bir diğer sebep de enflasyon. 2024'te yıllık %70’lere dayandı. TL’nin alım gücü düştükçe, millet elindekini korumak için dövize yöneldi. Haliyle talep arttı, fiyat da fırladı. Geçmişte bu kadar yüksek enflasyon olduğunda, sabit kur rejimine geçilmişti. Şimdi ise serbest piyasa bahanesiyle bırakıldı, kontrol giderek azaldı.
Ayrıca seçim dönemleri de dövizi etkiliyor. 2023 seçimlerinden önce kurları sabit tutmak için arka kapıdan döviz satıldı, rezervler eridi. Sonrası malum: Seçim bitince freni patlamış kamyon gibi kur yukarı gitti. Bu film 2018’de de aynı şekilde oynanmıştı.
Dış faktörler de hâlâ önemli. Özellikle FED’in faiz kararları, Ortadoğu’daki savaşlar, yabancı yatırımcının risk iştahı… Ama son yıllarda içerideki politik belirsizlik, enflasyon ve rezervlerin tükenmesi asıl sebep oldu. Yabancı yatırımcı “bu ülkeye güven olmaz” demeye başladıysa, dövizdeki oynaklık kaçınılmaz.
Kendi gözümle gördüğüm, kasım 2024’te bir gecede euro 34’ten 36’ya fırladı. O gece çok kişi uykusuz kaldı, çünkü ithalatçı firmalar, döviz borcu olanlar, küçük yatırımcılar pozisyon alamadı. Eskiden böyle şoklar haftalar sürerdi, şimdi üç dört saatte olup bitiyor.
Net konuşmak gerekirse; kurdaki dalgalanmanın temelinde güven, ekonomi yönetiminin kredibilitesi ve enflasyon yatıyor. Dışarıdan gelen etkiler işin baharatı oldu, ana malzeme içeride. İstikrarsız politikalarla, günü kurtaran kararlarla uzun vadede bu işin düzelmesi mümkün değil. Ekonomi yönetiminde şeffaflık, öngörülebilirlik ve gerçekçi politikalar olmadan, dövizdeki oynaklık hayatın bir parçası olmaya devam edecek.
00