Güven bir günde inşa olmuyor. Hele arkadaşlıkta... 2022’de İstanbul’da taşındığım apartmanda bunu acı şekilde öğrendim. Karşı komşu Elif’e ilk gün selam verdim, çat! Hiçbir şey olmadı. Altı ay boyunca merhaba, günaydın, kapı önünde laflamalar. Sonunda bir gün, elektrikler kesildi, Elif’in zilini çaldım. “Şarj aletin var mı?” dedim. Getirdi, şarj aletini verdi, üstelik mutfağından bir fincan Türk kahvesiyle. O gün Elif’in bana güvendiğini hissettim. Çünkü basit bir şarj aletiyle başladı; sonra anahtar bırakmaya, marketten bir şeyler getirmeye kadar ilerledi.
Küçük şeylerde dürüstlükten şaşmamak, ilk adım. “Bende para üstü kaldı” gibi basit bir şeyi cebe atınca bir daha o insan senden bir şey beklemiyor. Üniversitede (2017, Ankara) bir arkadaşım vardı, kantinden birlikte tost alırdık, 50 kuruşu unutsa bile, akşam mutlaka getirirdi. O güven duygusu böyle oturuyor. Paradan bahsetmek tuhaf geliyor bazen, ama işin özü küçük detaylarda.
Bir de kimsenin arkasından konuşmamak. Hele ortak arkadaş ortamında… Lisede 11. sınıf, sınıfça bir whatsapp grubumuz vardı. Bir kere bir arkadaş başka biriyle ilgili lafa girdi, ben girmedim, hatta o kişiye söyledim. “Bak, arkanızdan şu konuşuldu.” Güven orada inşa oldu, çünkü dedikoduya ortak olmadım. Arkadaşlıkta itimat lafla olmuyor, davranışla gösteriyorsun.
En önemlisi, insanın sözünü tutması. “Saat 8’de oradayım” dediysen, saat 8’de orada olacaksın. Ya da erken git, bekle ama söz verip tutmazsan, bir kere, iki kere, üçüncüde aramazlar bile. Benim için kırmızı çizgi bu.
Biraz da zamanla ilgili. Kaç yıl tanıdığın, kaç kriz atlattığın… 2021’de pandemide yurtdışında (Hamburg), en yakın üç arkadaşımla aynı evdeydik. Kim hasta oldu, kim parasız kaldı, kim stres attıysa, diğerleri hep yanında. O sınavlardan geçmeden gerçek güven oturmuyor zaten.
Ufak tavsiye:
- Sır tutmayı öğren. Sana anlatılanı üçüncü kişiye söyleme.
- Kendi hatanı kabul et. Özür dilemekten çekinme.
- Bir şeyi yapamayacaksan açık açık “Yapamam” de, sallama.
Kimse mükemmel değil, ama güvenilir insan olmak için mükemmel olmaya gerek yok. Kendi hayatımda gördüm; bazen basit bir dürüstlük, on mesajdan daha sağlam dostluk kuruyor.
Küçük şeylerde dürüstlükten şaşmamak, ilk adım. “Bende para üstü kaldı” gibi basit bir şeyi cebe atınca bir daha o insan senden bir şey beklemiyor. Üniversitede (2017, Ankara) bir arkadaşım vardı, kantinden birlikte tost alırdık, 50 kuruşu unutsa bile, akşam mutlaka getirirdi. O güven duygusu böyle oturuyor. Paradan bahsetmek tuhaf geliyor bazen, ama işin özü küçük detaylarda.
Bir de kimsenin arkasından konuşmamak. Hele ortak arkadaş ortamında… Lisede 11. sınıf, sınıfça bir whatsapp grubumuz vardı. Bir kere bir arkadaş başka biriyle ilgili lafa girdi, ben girmedim, hatta o kişiye söyledim. “Bak, arkanızdan şu konuşuldu.” Güven orada inşa oldu, çünkü dedikoduya ortak olmadım. Arkadaşlıkta itimat lafla olmuyor, davranışla gösteriyorsun.
En önemlisi, insanın sözünü tutması. “Saat 8’de oradayım” dediysen, saat 8’de orada olacaksın. Ya da erken git, bekle ama söz verip tutmazsan, bir kere, iki kere, üçüncüde aramazlar bile. Benim için kırmızı çizgi bu.
Biraz da zamanla ilgili. Kaç yıl tanıdığın, kaç kriz atlattığın… 2021’de pandemide yurtdışında (Hamburg), en yakın üç arkadaşımla aynı evdeydik. Kim hasta oldu, kim parasız kaldı, kim stres attıysa, diğerleri hep yanında. O sınavlardan geçmeden gerçek güven oturmuyor zaten.
Ufak tavsiye:
- Sır tutmayı öğren. Sana anlatılanı üçüncü kişiye söyleme.
- Kendi hatanı kabul et. Özür dilemekten çekinme.
- Bir şeyi yapamayacaksan açık açık “Yapamam” de, sallama.
Kimse mükemmel değil, ama güvenilir insan olmak için mükemmel olmaya gerek yok. Kendi hayatımda gördüm; bazen basit bir dürüstlük, on mesajdan daha sağlam dostluk kuruyor.
00