Mart 2020'de, herkes evde ekmek pişirmeye başlayınca mahallede un bulmak meseleye döndü. Migros’ta un reyonu bomboştu; kasiyer kız “Abla dün sabah 30 koli geldi, öğlene kadar bitti” dedi. Bir ara 1 kilo un için Bostancı’daki küçük bir fırına kadar yol gittim, adamlar “sadece ekmeklik buğday unu kaldı” diye poşete doldurup verdiler. O zaman anladım ki, evde ekmek yapmak sadece tarif meselesi değil, malzeme avına çıkmakmış aslında. Youtube’da ekmek videolarının izlenme sayısı patlamıştı; favorim “Cenk’in Mutfağı”, 5 dakikada anlatıyor ama senin mutfak 2 saatte toz duman oluyor. Bu işin sırrı bence sabır ve doğru malzeme; ne kadar uğraş, o kadar lezzet. İki ay sonunda elim alıştı ama ilk başta doğru mayayı bulana kadar kaç hamur çöpe gitti, sayamadım.