Almanya’da ilk yılım, 2018. Türk restoranında dört kişi masadayız. Hesap geldi, ben daha atik davranacağım derken diğer Türk arkadaş aynı anda cüzdanı kaptı. Almanlar ise tek tek hesap ödemeye alışık, içlerinden biri neden herkes kendi payını vermiyor diye şaşkın bakıyor. Bir anlık sessizlik, sonra klasik “O benden, bu benden” muhabbeti. Arada Euro hesaplamak, kur çevirmek, bozuk parayı bölüştürmek... Toplamda 45 euroyu tartışırken, garson “dutch?” diye soruyor, ben de “yok abi, bizde öyle değil” diyorum. Yıllar geçti, hala toplu hesap ödemede bir tuhaflık oluyor. Hesabı ödeyen kendini kral zannediyor, öteki de içten içe borçlu hissediyor. Ne tam rahat, ne tam huzursuz, garip bir gurbetçi geleneği.
00