Mobil oyunlar deyince aklıma ilk gelen Candy Crush oluyor. 2013’te Almanya’da taşındığım ilk haftalar, dil yok, arkadaş yok. Akşamları evde kafamı dağıtacak başka bir şey bulamayınca indirdim. Yeminle bir bakıyordum, saat olmuş 01:30. 5 canla başlıyorduk, hepsi bitti mi, “Bir 30 dakika gelsin” diye alarm kurduğumu hatırlıyorum. Sonra gelsin şeker patlatma. Ayda Wi-Fi faturasını iki kere aşan olmuşluğum var, sırf trende boş boş otururken üç level daha atlayayım diye.
Bir de Clash of Clans vardı. O oyunda Türk klanlarına denk gelmek, gurbetçiliğin başka bir boyutu. Herkesin adı Almanya’dan Ayhan, İsveç’ten Mehmet. Gecenin bir yarısı, klan sohbetinde memleket muhabbeti dönüyor, bir yandan köy basıyorsun. Oyun değil, bildiğin diaspora buluşması.
Bir başka vakit Subway Surfers’da kendimi “Bir el daha koşayım, rekor gelsin” diye sabaha kadar gözlerim kıpkırmızı buldum. O oyunun müzikleri hâlâ kafamda dönüyor. Üstelik 2016’da, Köln’de tramvay kaçırdığımda, durakta Subway Surfers oynarken telefonu elimden düşürüp ekranı çatlatmıştım. O gün bugündür, bir daha oynamadım.
Şimdi baktığımda, oynadığım her mobil oyun bana zaman harcatmaktan başka bir şey vermedi. Hiçbirinde bir “başarı” hissi kalmadı, sadece “Ben dün ne yaptım, hepsini balon patlatmaya mı verdim?” sorgulamasıyla baş başa kaldım. Yine de, markette kasada sıra beklerken telefonu elime almadan duramıyorum. O alışkanlık gitmiyor.
Bir de Clash of Clans vardı. O oyunda Türk klanlarına denk gelmek, gurbetçiliğin başka bir boyutu. Herkesin adı Almanya’dan Ayhan, İsveç’ten Mehmet. Gecenin bir yarısı, klan sohbetinde memleket muhabbeti dönüyor, bir yandan köy basıyorsun. Oyun değil, bildiğin diaspora buluşması.
Bir başka vakit Subway Surfers’da kendimi “Bir el daha koşayım, rekor gelsin” diye sabaha kadar gözlerim kıpkırmızı buldum. O oyunun müzikleri hâlâ kafamda dönüyor. Üstelik 2016’da, Köln’de tramvay kaçırdığımda, durakta Subway Surfers oynarken telefonu elimden düşürüp ekranı çatlatmıştım. O gün bugündür, bir daha oynamadım.
Şimdi baktığımda, oynadığım her mobil oyun bana zaman harcatmaktan başka bir şey vermedi. Hiçbirinde bir “başarı” hissi kalmadı, sadece “Ben dün ne yaptım, hepsini balon patlatmaya mı verdim?” sorgulamasıyla baş başa kaldım. Yine de, markette kasada sıra beklerken telefonu elime almadan duramıyorum. O alışkanlık gitmiyor.
00