Geçen hafta Migros’ta alışveriş yaparken, kasada önümdeki adam üç ayrı poşete üç ayrı şey koydu: yoğurt, ekmek, deterjan. “Bunları karıştırma, hanım kızar” dedi kasiyere. Ben de yıllardır fileyle gidiyorum, o naylonları görünce içim cız etti. Evde çay demliyorum, üç kişi bir demlik yetiyor normalde ama alışmışız, büyük demlikte litrelerce çay, yarısı dökülüyor. Şehirde bisiklet yolları bomboş, herkes arabasına atlıyor; iki adım market için motor çalıştırılıyor. Musluğu açık bırakıp diş fırçalayanları hâlâ görüyorum, sanki su bitmeyecek gibi. Yıllar önce Almanya’da kaldığım evde çöp ayrılmadan sokağa bırakılırsa 35 euro ceza kesiliyordu, burada hâlâ plastikle organik yan yana poşetleniyor. Alışkanlıkların zinciri, çevrenin kaderini yazıyor. Küçük değişiklikleri küçümsememek gerek.
00