2011 model Megane’ın bakımlarını kaçırdığım iki sene sonrasında gördüm ki, arabadan feci sesler geliyor, motor resmen yalvarıyor. Halbuki serviste düzenli olarak yağı, filtresi, suyu kontrol edilseydi, 2024’te o kadar masraf çıkmazdı. 13 bin lira gibi absürt bir rakamı tek seferde servise gömmek zorunda kaldım. Şimdi anlıyorum uzun vadede bakımla cebini, vaktini koruyorsun.
Bakım deyip geçmemek lazım, özellikle Türkiye’de parçalar pahalı, işçilik pahalı. En ufak bir ihmal, üç-beş katı masraf olarak dönüyor. Geçen ay Adana’da sanayiye gittiğimde, ustam Musa abi açık açık söyledi: “Kardeşim, zamanında değişmeyen triger kayışı motor indirir.” Adam haklı, bir kayış 3-4 bin lira, motor indi mi 40 bin. Yani bakım işi tam anlamıyla domino taşı etkisi.
Bir de arabayı her gün kullananlar için şu gerçek var: İstanbul trafiğinde, sabahları 45 dakika yolda geçenler, en ufak bir arıza olduğunda trafiğin ortasında kalınca fark ediyor bakımsızlığın faturasını. Yolda kalmak demek, çekici, zaman kaybı, stres. Hiçbir sigorta bunları karşılamıyor. Özellikle kışın, antifriz kontrolü yapılmazsa başa bela. 2023 Ocak’ında -7 derecede Suadiye’de donan radyatör, resmen facia yaşatmıştı bana. 3 bin lira tamir, taksi masrafı, bir de işten izin alıp uğraşmak.
Rutin bakım aslında ikinci el değerini de koruyor. 2025’te Fluence satarken, servis kayıtlarını gösterince adamlar fiyat kırmadı. KM düşük olabilir ama bakımsız arabayı piyasada kimse istemiyor. Hele ki ekspertiz raporu her şeyi yazınca, geçmiş olsun.