2010’da Beşiktaş’ta bilgisayar toplamaya gittiğimde, tek derdim 2 GB ekran kartı bulmaktı. O zamanlar Call of Duty: Modern Warfare 2’yi yüksek ayarda açınca kendimi evrenin kralı sanıyordum. Şimdi 2026’dayız, RTX 4070’in “giriş seviyesi” diye anıldığı saçma bir çağdayız. Şu an ortalama bir oyuncunun tatminkâr bir performans alabilmesi için en azından 32 GB RAM, NVMe SSD ve 8 GB üstü ekran kartı şart oldu. Yani “oyun oynayacağım” dediğin an en az 50 bin TL gözden çıkıyor.
En büyük değişim depolama tarafında. Eskiden 7200 rpm HDD’ler “hızlı” sayılırdı, şimdi oyunlarda SSD zorunlu şart. Düz SATA SSD bile bazı yeni oyunlarda darboğaz yapıyor, örneğin Alan Wake 2, Baldur’s Gate 3 gibi oyunlar direkt NVMe SSD istiyor. Ben geçen ay İstanbul’da, Kadıköy’de 1 TB NVMe SSD’yi 2.700 TL’ye aldım, ama yüklediğim üç oyun anında yarısını yedi.
Ekran kartı kısmı ise ayrı bir kanser. Beş sene önce “RTX” lafı yeni çıkmıştı, millet hala 1060’la idare ediyordu. Şimdi 4060’ın fiyatı 18-20 bin TL bandında, 4070’e çıkınca 30 bini buluyor. Ha, fiyatı geçtim, stok bulmak da ayrı mesele. Aliexpress’e bulaşan çok oldu, yüzde ellisi gümrükte takılıp kaldı.
İşlemci tarafında, i7 veya Ryzen 7 seviyesi artık standart oldu. 12. nesil Intel veya Ryzen 7000 serisine inmeden yeni çıkan bir AAA oyunda 60 fps hayal. Benim hala 10. nesil i5’im var, Red Dead Redemption 2’de drop yiyorum, sinirden monitörü yumruklamalık.