2026’da hâlâ İstanbul trafiğinde Togg’u görüp “Aa bak Togg!” diye içten içe sevinen insan kalmışken, İTÜ ARI Teknokent’ten gelen bu iş birliği haberi başka bir evrenin güncellemesi gibi. Yıllar önce ARI-1 binasında, girişteki kafede yirmilik diş ağrısıyla kod yazmaya çalışan çocuklar bugün TOGG’un veri altyapısına, yapay zekasına dokunacak. Kaderin güzel cilvesi.
Detaylar hâlâ biraz flu. Ortada çılgın bir vizyon var: Akıllı şehir sistemleri, nesnelerin interneti, elektrikli araç ekosistemi… Yani teknokentteki startupların algoritmaları, TOGG’un dashboard’unda “memleket havası” gibi yerini alacak. Sadece araba değil, bir yazılım platformu tasarladıklarını bas bas bağıran TOGG, belli ki yeni güncellemeler ve uygulamalarla Tesla’nın App Store’una rakip çıkmak istiyor.
İTÜ ARI’nın olayı belli zaten: Startuplara ofis, mentorluk, yatırım fırsatı. Ama bu defa iş biraz daha büyüdü. Şubat ayının son haftasında yapılan kapalı toplantıdan sızanlara göre, 2026 yazına kadar 20’den fazla girişimin prototipini Togg araçlarda deneyecekler. İTÜ’lüler için “Bitirme projesi mi, yoksa Togg için gerçek yazılım mı yazıyorum?” ikilemi başladı bile. Bir yanda Borsa İstanbul’da halka arz hayalleri, diğer yanda Togg’un infotainment ekranında “Arı Taksi” uygulaması hayal edenler.
Sektördeki geyik şu: “Türkiye’nin Google’ı çıkmaz, ama Togg’un Google Maps’i çıkar.” Adamlar cidden mekân tabanlı servisler, park yeri bulucu, akıllı rota önerisi gibi işleri çözecek ekiplere ARI’dan direkt el uzatıyor. Bildiğin üniversite şirketleşmesinin el kitabı yazılıyor şu an. 10 yıl sonra İTÜ mezunu birinin “Abi Togg’un şu özelliği bizim ekip çıkardı” diye hava atması garanti.