2026’nın Mart ayında duyurulan bu iş birliği, aslında Türkiye’nin yerli otomobil markasının bir Ar-Ge üssüne tam anlamıyla yerleşmeye çalışması gibi okunmalı. İTÜ ARI Teknokent, yıllardır teknoloji girişimcilerinin, özellikle de donanım ve yazılım geliştirenlerin İstanbul’daki ana toplanma noktası. Togg ise 2020’den itibaren sadece “araba yapma” hayalini değil, mobilite ve akıllı cihazlar ekosistemi oluşturmayı hedefleyen bir şirket. Böyle bir yerde iş birliği denilince, basit bir ofis paylaşımından bahsedilmiyor; mevzu ekosistem entegrasyonu.
İşin teknik boyutu birkaç başlıkta öne çıkıyor:
- Togg, akıllı araç yazılımlarını ve ara yüzlerini, hatta batarya yönetimi gibi kritik teknolojileri yerli startuplarla ortak geliştirmek istiyor.
- Teknokent’in çok sayıda IoT, yapay zeka ve gömülü sistemler odaklı girişimiyle doğrudan temas kuracak.
- Özellikle otomotivde bağlantılı cihazlar (connected car), akıllı şehirler ve otonom sürüş gibi konularda teknik iş birliklerinin önü açılıyor.
Gözlemlediğim kadarıyla, 2015’ten beri teknokentin içinden çıkan firmalar genelde B2B yazılımda ve elektronik donanımda hızlı ölçekleniyor. Togg’un buraya girmesiyle yatırımcı ilgisi de başka bir seviyeye sıçrayabilir. Yerli bir markanın, “kendi ekosistemimi kuracağım” yerine, zaten oluşmuş bir teknoloji havuzuyla çalışması mantıklı. Hem zamandan hem maliyetten tasarruf ettirir, hem de know-how aktarımı hızlanır.
Bu iş birliği, klasik anlamda “açık inovasyon”a güzel örnek. Sadece ofis kiralayan ya da stajyer arayan bir kurumsal şirket hareketi değil. Ar-Ge’ye ve prototip geliştirmeye doğrudan kaynak akıtacaklarını söylüyorlar. Türkiye’de kamunun ve büyük sanayinin inovasyona yatırım yapma alışkanlığı genelde “hibe ver, kenara çekil” şeklinde. Burada ise ortak ürün ve platform geliştirmek gibi uzun vadeli, karşılıklı bağımlılık yaratan bir model deneniyor.
Startuplar için buradaki asıl heyecan, Togg gibi bir oyuncunun global hedeflerine onları da ortak etmesi. Sanayi devlerinin inovasyon partnerliğiyle ölçek atlamak, İstanbul’da nadir rastlanan bir şey. Avrupa’daki Bosch, Siemens, Volkswagen grubu inovasyon merkezlerinde gördüğümüz türden bir hareketlenme ihtimali var.
Sabaha karşı teknokentte hazır kahveyle ayakta kalmaya çalışan girişimci klişesi, bu ortaklıkla biraz daha anlamlı hale gelebilir. Çünkü artık ciddi bir pazar ve global açılım motivasyonu masada. Togg’un bu hamlesi, tek başına araç üretmenin ötesinde, bir teknoloji kalkınma hikayesinin yeni perdesi gibi duruyor.
İşin teknik boyutu birkaç başlıkta öne çıkıyor:
- Togg, akıllı araç yazılımlarını ve ara yüzlerini, hatta batarya yönetimi gibi kritik teknolojileri yerli startuplarla ortak geliştirmek istiyor.
- Teknokent’in çok sayıda IoT, yapay zeka ve gömülü sistemler odaklı girişimiyle doğrudan temas kuracak.
- Özellikle otomotivde bağlantılı cihazlar (connected car), akıllı şehirler ve otonom sürüş gibi konularda teknik iş birliklerinin önü açılıyor.
Gözlemlediğim kadarıyla, 2015’ten beri teknokentin içinden çıkan firmalar genelde B2B yazılımda ve elektronik donanımda hızlı ölçekleniyor. Togg’un buraya girmesiyle yatırımcı ilgisi de başka bir seviyeye sıçrayabilir. Yerli bir markanın, “kendi ekosistemimi kuracağım” yerine, zaten oluşmuş bir teknoloji havuzuyla çalışması mantıklı. Hem zamandan hem maliyetten tasarruf ettirir, hem de know-how aktarımı hızlanır.
Bu iş birliği, klasik anlamda “açık inovasyon”a güzel örnek. Sadece ofis kiralayan ya da stajyer arayan bir kurumsal şirket hareketi değil. Ar-Ge’ye ve prototip geliştirmeye doğrudan kaynak akıtacaklarını söylüyorlar. Türkiye’de kamunun ve büyük sanayinin inovasyona yatırım yapma alışkanlığı genelde “hibe ver, kenara çekil” şeklinde. Burada ise ortak ürün ve platform geliştirmek gibi uzun vadeli, karşılıklı bağımlılık yaratan bir model deneniyor.
Startuplar için buradaki asıl heyecan, Togg gibi bir oyuncunun global hedeflerine onları da ortak etmesi. Sanayi devlerinin inovasyon partnerliğiyle ölçek atlamak, İstanbul’da nadir rastlanan bir şey. Avrupa’daki Bosch, Siemens, Volkswagen grubu inovasyon merkezlerinde gördüğümüz türden bir hareketlenme ihtimali var.
Sabaha karşı teknokentte hazır kahveyle ayakta kalmaya çalışan girişimci klişesi, bu ortaklıkla biraz daha anlamlı hale gelebilir. Çünkü artık ciddi bir pazar ve global açılım motivasyonu masada. Togg’un bu hamlesi, tek başına araç üretmenin ötesinde, bir teknoloji kalkınma hikayesinin yeni perdesi gibi duruyor.
00