90’larda mahallede ekmek almak için poşet götürmek saçma gelirdi, herkes fırından çıkan ekmeği kolunun altında taşırdı. Şimdi bakkaldan bir sakız bile alsan, otomatikman plastik poşet veriyorlar, üstelik artık parayla. 2024’te İstanbul’da çöp kutularının yanında duran naylon poşet dağlarını görünce, kendi alışkanlıklarımın da bunun parçası olduğunu fark ettim. Eskiden cam şişe kola vardı, şimdi pet şişe elden düşmüyor. Musluktan su içmek neredeyse tabu oldu, herkes marketten plastik damacana taşıyor. Çocukken annem elde bulaşık yıkardı, şimdi evde bulaşık makinesi çalışmadan bir gün geçmiyor. Kolaylık uğruna çevreyi harcıyoruz; işin kötü tarafı, bu kolaylıklar olmadan yaşayamıyoruz gibi hissediyoruz. Dönüp baktığımda, modern insanın “hızlı yaşa, rahat et” kafası çöplerini biriktirip dünyayı mezarlığa çeviriyor.
00