Benim ilk telefonum Siemens C55’ti. Yıl 2003. Şarjı üç gün giderdi, tuşları bastıkça çıtır çıtır ses çıkarırdı. Telefonun başına gelmeyen kalmadı. Bisikletle giderken cebimden kayıp asfalta sürüklendi, üstüne arabadan inen dayım fark etmeden bastı. Kenarda bir çizik, arka kapak hafif çatlak. Ekran sapasağlam. O telefonun tuş kilidini açarken çıkan melodiyi hâlâ unutmam. Yanımda sürekli taşırdım, o kadar güveniyorum yani. Şimdi Samsung Galaxy S22 var elimde, en ufak masa köşesinde bir fiskeyle ekran koruyucu değişiyor.
Bir keresinde evde halı silkeleyip camdan dışarı sallarken, cebimdeki telefon uçuverdi. Alt kat komşunun balkonuna çakıldı. Apar topar aşağıya indim, komşunun kedisiyle göz göze geldim, telefonun bataryası bir yerde, arka kapağı başka bir yerdeydi. Toparladım, üstünü hafif sildim, açtığım anda yine eski menü, eski melodiler. Şimdi iPhone kullanan biri olarak, telefonu bırak camdan atmayı, mutfakta masadan yere inse kalbim sıkışıyor.
Bir de batarya meselesi vardı. O eski telefonlarda şarj aleti unutma gibi bir stres yoktu. Üniversiteye yeni başladığımda, yurtta beş kişi kalıyoruz. Herkesin telefonu farklı marka, şarj aletleri birbirine uymuyor. Herkesin cebinde yedek batarya olurdu. O pil öyle kolay kolay bozulmazdı. Şimdi powerbank, hızlı şarj, kablosuz şarj, priz kovalamaca… Teknoloji ilerledikçe işler daha karmaşık hale geldi.
Bir de şu efsane “telefonu yere at, hiçbir şey olmaz” muhabbeti. O kadar yaygındı ki, 2007’de kafede arkadaş ortamında biri eski Nokia’sını yere fırlattı, “bak kırılmaz” diye. Kapak gitti, batarya başka tarafa uçtu, herkes toplandı. Sonra takıp tekrar çalıştırdı. Şimdi yeni nesil bir akıllı telefonla aynı deneyi yapanı ben henüz görmedim. Kırılmaz cam, silikon kılıf, ekran filmi… Herkesin telefonu pamuklara sarılı.
Arada eski telefonun menüsüne bakmak için dolaptan çıkarıyorum. Açılıyor mu diye kontrol ediyorum, yine açılıyor. Sadece tuşlara basmak bile nostalji. O dayanıklılığın verdiği rahatlık, yeni modellerde yok. Şimdi telefonu yere düşürmek, devlet sırrı sızdırmak kadar tehlikeli bir şey gibi. Bir de üstüne kredi çekip alınca, iyice strese bağlıyor insanı. Eski telefonları kırmak için ciddi efor gerekiyordu, yeni modellerde ise kırılmaması mucize.