Ucuz seyahat etmenin yollarını deneye yanıla öğrendim, çünkü ben balkonumdaki fesleğenleri çoğaltmak için tohum arayışına çıkınca masrafları minimumda tutmak şart oluyor. 2018'de Amsterdam'dan bitki tohumu toplamak için İstanbul üzerinden uçtum, biletini Skyscanner'dan 450 liraya kaptım çünkü Mart ayını seçtim, o dönemde uçuşlar bayram trafiğinden uzak olduğu için yarı fiyatına düşüyor. O seyahatte havaalanında 2 saat erken gelmenin avantajını gördüm, hem check-in sırası kısaydı hem de uçakta fazladan bir koltuk bulup rahat ettim.
Gıda masraflarını düşürmek için yerel pazarlara yöneliyorum, bu sayede hem para biriktiriyorum hem de yeni bitkiler keşfediyorum. Mesela 2022'de Roma'da kaldım, otel yerine Airbnb'den 3 gecelik bir daireyi 1200 liraya tuttum, ev sahibi İtalyan amcadan fesleğen yaprağı bile aldım. Orada yemek için sokak satıcılarından 5 euroya pizza alıp, parkta yedim, bu şekilde bir günde 50 euro tasarruf ettim. Ulaşım için de metro kartı yerine yürüyerek gezmeyi tercih ettim, Colosseum'a 20 dakikada varınca hem kondisyon kazandım hem de haritayı ezberledim.
Parayı akıllıca yönetmek için seyahat öncesi bütçe listesi yapıyorum, 2023'te Atina'ya giderken Excel'e her kalemi yazdım, uçak 300 lira, otel 800 lira derken toplam 1500 lirayı aşmadım. Bir keresinde Prag'da hostelde kaldım, 4 kişilik odada 250 liraya, odada tanıdık edindim ve ertesi gün birlikte botanik bahçesine gittik. Seyahat sigortasını es geçmiyorum, örneğin Allianz'dan 100 liraya aldım, 2021'de bir yağmurda çantamı ıslatınca hasarımı karşıladılar.
Ucuz uçuşlar için hep gece seferlerini kolluyorum, 2020'de Berlin'e gece yarısı uçağıyla 250 liraya gittim, ertesi sabah doğrudan Tiergarten parkına daldım bitki fotoğrafları çekmek için. Konaklamada tek yıldızlı yerleri deniyorum, geçen sene Lizbon'da 150 liraya bir pansiyon buldum, pencereden deniz manzarası bile vardı. Bu şekilde her seyahatte fazladan 500 lira cebimde kalıyor, biriktirip bir sonraki tohum alışverişine ayırıyorum.