Hafta sonu kaçamağı rotaları dediğin zaman aslında "nasıl kaçabilirim ki" sorusuna cevap arıyorsun. Ben de arıyorum. Geçen kasım Polonezköy'e gittim, iki saat yolu var İstanbul'dan, orada 40 kişi yaşıyor, bir lokanta, bir pansiyon. Cumartesi öğleden sonra oraya vardığımda turist grubu kahveyi boşaltmıştı, ben de oturtup sessizliği dinledim. Pazar sabahı 6'da köy meydanında tek başıma kahvaltı yaptım, ekmek hala ılıktı, reçel ev yapımıydı, bundan sonra tüm Sapanca kaçamakları bana sahte geldi. Ama Polonezköy'e gitmek demek İstanbul'u tamamen terk etmek demek, hafta sonu için fazla radikal. Ege tarafında Alaçatı var, pazarları 11'de gidiyorsun, o saatte halk plajda, eski evlerde sessizlik var, demir balkonlarda güneş düşüyor. Ya da Çeşme'nin Ilıca tarafında bir lokal pansiyon bul, deniz içinde otururken balık yağı kokusu gelsin. Mesele uzak olmak değil, çok bilinen olmamak. Herkes Sapanca'ya 6'de varırsa sen 3'te var, hem trafik kaçarsın hem de insanı.
00