Online kurs alma konusunda başıma gelmeyen kalmadı. Şubat 2021, Berlin’deyim, kışın ortası ve eve kapanmışız. LinkedIn Learning’de bir “Python’a Giriş” kursunu sepete attım. Abonelik var diye gaza gelip, ilk iki modül peş peşe bitirildi. Sonrası klasik: “Yarın devam ederim, bugün başım ağrıyor.” O kursun sekmesinin üstünde hâlâ minik bir mavi nokta var. Girince yüzde kırk sekiz tamamlanmış görünüyor.
Fiziksel bir sınıfta yapılan eğitimi yarıda bırakmakla, online bir kursu bırakmak arasında dağlar kadar fark var. Üniversitede ders bırakınca hoca bakış atar, arkadaşlar sorar. Online kursun ise kimse sormaz, ayıplayan yok, anca banka ekstrende “Udemy” ismiyle karşılaşırsın. O da “bunu aldım ama bitirmedim” diye içini cızlatır, geçersin.
Bir de işin ekonomi kısmı var. 2022’de Almanya’da yaşayan bir arkadaş, Skillshare’e yıllık abone oldu. Toplam 80 euro ödediğini söyledi. Sonra baktım, izlediği toplam kurs sayısı iki. Dört hafta “fotoğrafçılık”, üç hafta “kişisel marka yönetimi” sonrası sessizlik. Kurslar bitince gelen email bildirimleri, “Kaldığın yerden devam et” diye hatırlatıp duruyor. Ama insan bildiğini okumaya devam ediyor, erteliyor.
Kursu bitirene kadar iç huzur yok. Hele LinkedIn'de “bu kursu tamamladınız” badge'i almak var ya, görmedin mi insan kendini eksik hissediyor. O simge gelmeyince, kursun başlığını bile bir daha açmak istemiyorum. Kütüphane kartı gibi bir şey, borç kitap var ve teslim etmemişsin. Ama kimse arayıp sormuyor, işte burada kayboluyor insan.
Yüz yüze derste bırakınca mahcubiyet var, online’da ise sonsuz bir erteleme lüksü. Biri sana bakıyor, öteki ise “devam etmezsen de olur” diyor. Sanki online kurslar için ayrı bir irade kası lazım; bende o kas hâlâ çıkmadı.
Fiziksel bir sınıfta yapılan eğitimi yarıda bırakmakla, online bir kursu bırakmak arasında dağlar kadar fark var. Üniversitede ders bırakınca hoca bakış atar, arkadaşlar sorar. Online kursun ise kimse sormaz, ayıplayan yok, anca banka ekstrende “Udemy” ismiyle karşılaşırsın. O da “bunu aldım ama bitirmedim” diye içini cızlatır, geçersin.
Bir de işin ekonomi kısmı var. 2022’de Almanya’da yaşayan bir arkadaş, Skillshare’e yıllık abone oldu. Toplam 80 euro ödediğini söyledi. Sonra baktım, izlediği toplam kurs sayısı iki. Dört hafta “fotoğrafçılık”, üç hafta “kişisel marka yönetimi” sonrası sessizlik. Kurslar bitince gelen email bildirimleri, “Kaldığın yerden devam et” diye hatırlatıp duruyor. Ama insan bildiğini okumaya devam ediyor, erteliyor.
Kursu bitirene kadar iç huzur yok. Hele LinkedIn'de “bu kursu tamamladınız” badge'i almak var ya, görmedin mi insan kendini eksik hissediyor. O simge gelmeyince, kursun başlığını bile bir daha açmak istemiyorum. Kütüphane kartı gibi bir şey, borç kitap var ve teslim etmemişsin. Ama kimse arayıp sormuyor, işte burada kayboluyor insan.
Yüz yüze derste bırakınca mahcubiyet var, online’da ise sonsuz bir erteleme lüksü. Biri sana bakıyor, öteki ise “devam etmezsen de olur” diyor. Sanki online kurslar için ayrı bir irade kası lazım; bende o kas hâlâ çıkmadı.
00