30'lu yaşlarda ilişkilerde en çok tokadı yakın çevreden yiyorsun. 31 yaşında Almanya’da bir arkadaş grubuna katıldım, herkes bir şekilde çift. O eski öğrenci evi zamanlarından kimse kalmamış, herkes ya çocukla uğraşıyor ya da mortgage stresiyle. Birini arayıp “akşam bir bira içsek mi?” dediğimde direkt “bugün çocuk yüzünden mümkün değil” cevabı geliyor. Evli arkadaşlarımın birbirine karşı o eski gevşekliğinin yerini, “sen sıranı savdın mı?” tipi bir hesaplaşma almış.
30’larda ilişki eşittir takvim maratonu. “Kızım, iki hafta sonra boşum” diyen insanla randevulaşıyorsun. Türkiye’de de aynı şey. Kız arkadaşımın 29’undan 30’una girdiği doğum günü, bildiğin evlilik-çocuk muhabbetine evrildi, pastada mum söndürürken bile. O eski “acaba hoşlandığını nasıl anlarım?” mevzusu bitti. Herkesin derdi, “bu ilişki bana yılda kaç tatil kazandırır, hangi şehirde oturmak zorunda bırakır?”
Benim en net fark ettiğim şey, ilişkilerde romantizm değil, lojistik konuşuluyor. “Kira oradaymış, iş burada; annem haftasonu gelmek istiyor.” Romantizm, WhatsApp plan ajandasına döndü. Açık konuşayım, 30’larda ilişki matematik problemi gibi, duygudan çok denklem.
30’larda ilişki eşittir takvim maratonu. “Kızım, iki hafta sonra boşum” diyen insanla randevulaşıyorsun. Türkiye’de de aynı şey. Kız arkadaşımın 29’undan 30’una girdiği doğum günü, bildiğin evlilik-çocuk muhabbetine evrildi, pastada mum söndürürken bile. O eski “acaba hoşlandığını nasıl anlarım?” mevzusu bitti. Herkesin derdi, “bu ilişki bana yılda kaç tatil kazandırır, hangi şehirde oturmak zorunda bırakır?”
Benim en net fark ettiğim şey, ilişkilerde romantizm değil, lojistik konuşuluyor. “Kira oradaymış, iş burada; annem haftasonu gelmek istiyor.” Romantizm, WhatsApp plan ajandasına döndü. Açık konuşayım, 30’larda ilişki matematik problemi gibi, duygudan çok denklem.
00