İlk buluşmada yapılan klasik hata dendi mi aklıma ilk gelen, karşıdakiyle bir CV mülakatına girmiş gibi hissettiren sorgulamalar. Geçen yıl Hamburg’da bir kafede buluştum, kız daha ilk on dakika içinde “Burada ne kadar kazanıyorsun?”, “Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun?”, “Ailen burada mı?” diye arka arkaya sıraladı. O an elimde çay, önümde cheesecake, ortam sıcak, konu vergi beyanına döndü. Adam sanki Steuerberater.
Bir başka klasik, sürekli kendinden bahsetmek. 2022’de Berlin’de bir buluşmam oldu, arkadaş Tinder’dan tanıştığı Alman bir kızla buluşturdu. Sadece kendi işinden, köpeğinden, yaptığı spordan bahsetti. Benim adımı unuttu, orası kesin. Arada “Sen?” diye soracak mı diye bekledim, ama yok. O gün anladım: Berlin’de bile buluşma kültürü copy-paste.
Sipariş konusunda da gariplikler var. Köln’de bir buluşmada pizza söyledik. Kadın, pizzadan bir dilim aldı, sonra bütün zeytinleri ayıkladı, kenara koydu. Bir anda masanın ortası, organ nakil laboratuvarı gibi zeytin doldu. “Sen seversin herhalde” dedi, önüme itti. Zeytin manyağı olduğum için dert etmedim ama, ilk buluşmada böyle operasyonel davranış garip bir özgüven gerektiriyor.
Kıyafet seçimi başka bir klasik. Düsseldorf’ta biriyle buluştum, adam düğüne gider gibi gelmiş. Takım elbise, kravat, mendil. Benim üstümde sade bir gömlek, sneaker. Mekan Starbucks. Yandaki grup spor taytlı, adam düğün fotoğrafçısı gibi parlıyor. Bütün buluşma boyunca kravatına kahve damlatmamaya çalıştı.
Sürekli telefona bakmak da cabası. Paris’te bir buluşma, kadın telefonuna bildirim düştükçe WhatsApp’a giriyor, ara ara Instagram’dan story izliyor. Göz göze gelmek için resmen Wi-Fi çekişini bekledim. Bir noktada “Seninle mi görüşüyorum, yoksa influencer’ınla mı?” diyecektim.
Bir de garsonu azarlayan tipler var. Amsterdam’da bir buluşmada adam kahveyi soğuk getirdi diye garsona ders verdi. Masada ruh gibi oturdum, “Burası Hollanda, adamı kovmazlar umarım” diye içimden geçirdim. İkinci kahve gelmeden kalktım.
İlk buluşmada bir de “eski sevgili” muhabbetine giren var. 2017’de Münih’te bir buluşmada, kadın on dakika boyunca eski nişanlısının kötülüklerinden bahsetti. Kendimi psikolog gibi hissettim, çaktırmadan saatime baktım, kaç dakika daha sabrederim diye hesap yaptım.