Irak'tan çıkış basit bir lojistik operasyon değil; bu, yirmi üç yılın askeri varlığını silerek gitmek demek. ABD'nin bölgede 2.500 civarında asker kaldığı söylense de gerçek sayı muğlak, çünkü "danışman," "eğitmen," "güvenlik personeli" gibi tanımlamalar kullanılıyor. Kimse tam olarak kaç kişi olduğunu söylemiyor.
Sorun sadece insanları taşımak değil. Irak'ta biriken yirmi yıllık ekipman, ammo deposu, istihbarat altyapısı var. Bağdat'taki büyükelçilik kompleksi, hava üsleri, lojistik merkezi—bunları ya teslim etmek gerekiyor ya imha etmek. Irak hükümeti bu varlıkları istiyor, ama hangi Irak hükümeti? Ülke içinde şii milisler, Sadr hareketi, İran destekli gruplar—herkes farklı bir şey istiyor. Kimi ABD'nin çıkmasını ısrarlı şekilde talep ediyor, kimi güvenlik desteğine ihtiyaç duyuyor.
Tahliyenin en tuhaf yönü zamanlama. 2026'da neden şimdi? Irak'taki ABD varlığı son birkaç yıl çok sessiz hale gelmişti zaten. Ama Ortadoğu'daki genel çekişmeler, İran meselesi, bölgesel dengeler değişince Washington'da "buradan çıkalım" kararı alınmış galiba. Tıpkı Afganistan'dan çıkış gibi—ama bu kez çok daha sessiz, medya furyası olmadan.
Bir de yerel işbirlikçiler var. Irak güvenlik güçlerinin yanında çalışan tercümanlar, rehberler, istihbarat kaynakları—bunların bir kısmı tahliye edilecek, ama kim kalacak? Hangi ölçütte kimin gitmesi gerektiği belli değil. Afganistan'daki çöküşün ardından ABD bu kez daha dikkatli, ama yine de birilerini geride bırakacak.
Irak halkının çoğunluğu umursamıyor artık. Yirmi üç yıl savaş, işgal, istikrarsızlık—insanlar ABD'nin gelmesinden veya gitmesinden çok kendi güvenliğini düşünüyor. Ama bölgesel güçler için bu çok önemli. Boş kalan alan kimi doldurursa, o kazanır. Rusya, Çin, İran—herkes Irak'ın yeni dengesini kendi çıkarlarına göre şekillendirmeye hazır.
Sorun sadece insanları taşımak değil. Irak'ta biriken yirmi yıllık ekipman, ammo deposu, istihbarat altyapısı var. Bağdat'taki büyükelçilik kompleksi, hava üsleri, lojistik merkezi—bunları ya teslim etmek gerekiyor ya imha etmek. Irak hükümeti bu varlıkları istiyor, ama hangi Irak hükümeti? Ülke içinde şii milisler, Sadr hareketi, İran destekli gruplar—herkes farklı bir şey istiyor. Kimi ABD'nin çıkmasını ısrarlı şekilde talep ediyor, kimi güvenlik desteğine ihtiyaç duyuyor.
Tahliyenin en tuhaf yönü zamanlama. 2026'da neden şimdi? Irak'taki ABD varlığı son birkaç yıl çok sessiz hale gelmişti zaten. Ama Ortadoğu'daki genel çekişmeler, İran meselesi, bölgesel dengeler değişince Washington'da "buradan çıkalım" kararı alınmış galiba. Tıpkı Afganistan'dan çıkış gibi—ama bu kez çok daha sessiz, medya furyası olmadan.
Bir de yerel işbirlikçiler var. Irak güvenlik güçlerinin yanında çalışan tercümanlar, rehberler, istihbarat kaynakları—bunların bir kısmı tahliye edilecek, ama kim kalacak? Hangi ölçütte kimin gitmesi gerektiği belli değil. Afganistan'daki çöküşün ardından ABD bu kez daha dikkatli, ama yine de birilerini geride bırakacak.
Irak halkının çoğunluğu umursamıyor artık. Yirmi üç yıl savaş, işgal, istikrarsızlık—insanlar ABD'nin gelmesinden veya gitmesinden çok kendi güvenliğini düşünüyor. Ama bölgesel güçler için bu çok önemli. Boş kalan alan kimi doldurursa, o kazanır. Rusya, Çin, İran—herkes Irak'ın yeni dengesini kendi çıkarlarına göre şekillendirmeye hazır.
00