Yetişkinlikle birlikte arkadaşlıklar ya çöküyor ya da başka bir şeye dönüşüyor. Lisedeki "her gün konuşuruz" mantığı 25'inde çalışmıyor çünkü herkesin zamanı parçalanmış durumda. Eski arkadaşlarınla ayda bir buluşmak hale geliyor, mesajlaşmalar "eyyy, nasılsın?" düzeyinde kalıyor.
Peki bu kötü bir şey mi? Aslında hayır. Yetişkinlikte arkadaşlık daha kasıtlı hale geliyor. Lisede yan yana oturduğun için arkadaştın, şimdi seni gerçekten görmek için uğraşan insanlarla vakit geçiriyorsun. Kalite miktar yerine geçiyor.
Sorun, yetişkinlerin çoğu bunu kabullenemiyor. Lise arkadaşlarıyla aynı sıklıkta ilişki bekliyor, olmayınca "artık kimseyle arkadaş olamıyorum" diye ağlamaya başlıyor. Saçmalık. Yeni arkadaşlıklar kurmak daha zor ama mümkün—spor kulübüne girmek, bir derslere kayıt olmak, hobi sahibi insanları bulmak gerekiyor. Kendini sosyal ortamlara koyacaksın.
Yetişkinlik arkadaşlığı, seçim ve çaba gerektiriyor. Ama kurduğunda daha sağlam oluyor.