Otuzundan sonra dost biriktirmek gerçekten ayrı bir matematik. Çocukken bir apartmanın sokağa açılan kapısı kadar kolaydı, şimdi ise bin tane filtre var: iş, çocuk, ev, zamansızlık. Kırk dakika bile telefonda konuşmak lüks oldu, yüz yüze buluşmalar ise ayda bir tombala. Herkesin ajandası dolu ama bir yandan da yalnızlıktan şikayetçi. Birinin "hadi buluşalım" teklifine üç hafta sonrasına randevu veriyoruz; spontane hareket neredeyse imkansız. İstanbul’da oturup Kadıköy’den Sarıyer’e gitmekle Mars’a yolculuk arasında çok da fark yok. Yetişkinlikte arkadaşlık gerçekten ya çok kıymetli ya da yavaş yavaş sessizce sahneden çekiliyor. Herkesin hayatı kendi koşturmacasında eriyip gidiyor, kimse dostluğun neden bu kadar zorlaştığını tam tarif edemiyor.
51