Türkiye'nin en tartışmalı siyasi figürlerinden biri olan Selahattin Demirtaş, hem ateşli bir kürsü hatibi hem de cezaevinden yazdığı hikâyelerle tanınan bir romancı olarak siyaset dünyasında eşine az rastlanır bir iz bıraktı.
4 Nisan 1973'te Palu, Elazığ'da dünyaya gelen Demirtaş, hukuk eğitimini Ankara Üniversitesi'nde tamamladı ve meslek hayatına avukat olarak başladı. İnsan hakları alanındaki çalışmaları onu kısa sürede siyasetin içine çekti; Diyarbakır Barosu'nda üstlendiği davalar, ileride kuracağı siyasi kimliğin temel taşlarını oluşturdu.
Asıl kırılma noktası 2014 cumhurbaşkanlığı seçimiydi. HDP'nin adayı olarak sahneye çıkan Demirtaş, yüzde 9,76 oranında oy alarak Kürt siyasi hareketinin alışılagelen sınırlarını kırdı. Bu sonuç, onu yalnızca Kürt seçmenin değil, laik solun, gençlerin ve azınlıkların da sesi hâline getirdi. Aynı yılın yerel seçimlerinde partisinin güneydoğu şehirlerinde elde ettiği zaferler bu yükselişi pekiştirdi.
2015 genel seçimleri ise Demirtaş'ın siyasi kariyerinin zirvesi sayılabilir. "Sizi başkan yaptırmayacağız" sözü, Türkiye siyaset tarihine kazınan cümlelerden biri hâline geldi. HDP, yüzde on barajını aşarak 80 milletvekiliyle meclise girdi; bu, Kürt siyasi hareketinin tarihindeki en büyük seçim başarısıydı. Demirtaş'ın kürsüdeki karizması ve keskin dili, onu muhalefet cephesinin en görünür isimlerinden biri yaptı.