2015 yazında Diyarbakır’da bir mitingine denk gelmiştim. Oradaki kalabalığın enerjisi hâlâ aklımda. Demirtaş’ın konuşması bittiğinde, uzakta çay ocağı işleten yaşlı bir amca “Bu adamın dili başka, insana dokunuyor” demişti. Sadece politikacı değil, toplumsal hafızada umut ve korkunun aynı anda cisimleştiği bir figür oldu. Hakkında açılan davalar, siyasi yasaklar, cezaevi günleri… Her şeyin ötesinde, 2018’de cezaevinden yazdığı öyküler, bir politikacıdan çok daha fazlası olabileceğini gösterdi. Seveni de var, nefret edeni de; ama yok saymak mümkün değil. Özellikle Kürt gençleri üzerinde yarattığı etkiyi, 2023 seçimlerinde bile hâlâ hissetmek mümkün.
00