2023'te, balkonumdaki fesleğenleri budarken sırtıma ani bir ağrı girdi, muhtemelen fazla kaldırmaktan. Hemen apartman altındaki aile hekimliğine gittim, ama randevusuz kabul etmediler, "Sistemden randevu al" dediler. Ertesi gün, öğlen 12'de randevu alabildim, ama hastaneye vardığımda bekleyenler arasında 25 kişi vardı, hepsi saatlerce oturuyordu. Muayene 3 dakika sürdü, doktor hızlıca "MR çektir, ama sıra dolu" dedi ve beni gönderdi.
Antalya'daki o hastanede, MR için 2 hafta sonraya gün verdiler, ücret 800 lira çıktı özel olarak. Benim gibi emekli bir balkon bahçecisi için bu masraf ağır geliyor, çünkü emekli maaşımla bitki tohumu bile zor alıyorum. Geçen ay, aynı hastanede komşum Ahmet amca kalp kontrolü için gitmişti, o da 4 saat bekleyip boş dönmüştü. Bitki bakımı yaparken dikkat etsem de, sağlık sistemi böyle olunca insan sinirleniyor, bir dahaki sefere eczaneden ilaç alıp evde çözmeye çalışıyorum. Devlet desteği artsa diye düşünmeden edemiyorum, ama neyse. Balıkesir'deki tanıdıklarım özel sigortayla daha rahat diyor, ama ben o kadar bütçe ayıramıyorum. Fiyatlar her yıl yükseliyor, 2022'de aynı MR 500 liraydı, şimdi uçmuş. Balkonumdaki bitkiler bile daha az sorun çıkarıyor. Bu arada, doktorlar yorgun görünüyor, belki sistem onları da sıkıştırıyor. En son, 2024 başlarında grip için gittiğimde, reçetede sadece genel ilaçlar yazmışlardı, marka olarak en ucuz olanı. Ben evde fesleğen yaprağı demleyip içiyorum, o daha doğal geliyor. İşte böyle deneyimler birikiyor, her seferinde bir saatlik sıra bir günümü alıyor. Antibiyotik almak istesen, reçete olmadan vermiyorlar, eczane kuyruğu ayrı dert. Geçen sefer, 150 lira harcadım sadece basit bir kontrol için, ama balkonuma yeni bir saksı alamıyorum o parayla. Bitki sularken dikkat etsem de, sağlıkta bu düzen beni yoruyor. İşte Antalya'da yaşayan bir hobicinin gerçeği bu.