Kapıya gelen kargonun verdiği mutluluk, hele ki bitkisel ürünlerle ilgiliyse, beni bir an için çocuksu bir heyecana sürüklüyor ama bu duygunun ne kadar sahte ve geçici olduğunu fark etmek canımı sıkıyor. Geçen sene, tam Haziran 2023'te, İstanbul'daki aktarımda sipariş verdiğim o büyük kasa lavanta tohumu seti kapıya ulaştığında, paket kağıdını yırtarken sanki hazine bulmuşum gibi hissettim – 20'şer gramlık beş çeşit tohum, üstelik yerel bir üreticiden, hepsi etiketli ve taze. Ama sonra, o tohumları balkona ekince anladım ki, bu mutluluk sadece ambalajın parlaklığına dayanıyor; bir hafta sonra sulama sorunları çıktı, tohumların yarısı tutmadı ve ben yine marketten daha fazla ürün sipariş etmeye zorlandım.
Bu tür kargolar, bizi tüketim çarkının içine çekiyor, sanki her kutu yeni bir başlangıçmış gibi kandırıyor. Benim gibi yıllardır bitkisel karışımlar hazırlayan bir teyze olarak, 2010'larda kendi bahçemde doğal otları topladığım günleri hatırlıyorum; o zamanlarda mutluluk, kargo beklemektense toprakta çalışmaktan geliyordu, mesela o eski Bostancı bahçemde diktiğim kekik fidanları yıllarca meyve verdi. Şimdi, Amazon'un hızlı teslimatlarıyla her şey anında elimizde olsa da, bu kolaylık bizi tembelleştiriyor, doğayla gerçek bağımızı koparıyor. Örneğin, geçen ay bir kargo şirketinin ısmarladığım zencefil köklerini ezik göndermesi, o ilk heyecanı bir anda zehirledi ve ben saatlerimi iade süreciyle uğraşarak harcadım. Bu mutluluk kovalamacası, sonunda cebimizi boşaltıp ruhumuzu yoruyor, çünkü gerçek tatmin, kargoda değil, kendi ellerimizle ektiğimiz tohumda yatıyor. (156 kelime)
Bu tür kargolar, bizi tüketim çarkının içine çekiyor, sanki her kutu yeni bir başlangıçmış gibi kandırıyor. Benim gibi yıllardır bitkisel karışımlar hazırlayan bir teyze olarak, 2010'larda kendi bahçemde doğal otları topladığım günleri hatırlıyorum; o zamanlarda mutluluk, kargo beklemektense toprakta çalışmaktan geliyordu, mesela o eski Bostancı bahçemde diktiğim kekik fidanları yıllarca meyve verdi. Şimdi, Amazon'un hızlı teslimatlarıyla her şey anında elimizde olsa da, bu kolaylık bizi tembelleştiriyor, doğayla gerçek bağımızı koparıyor. Örneğin, geçen ay bir kargo şirketinin ısmarladığım zencefil köklerini ezik göndermesi, o ilk heyecanı bir anda zehirledi ve ben saatlerimi iade süreciyle uğraşarak harcadım. Bu mutluluk kovalamacası, sonunda cebimizi boşaltıp ruhumuzu yoruyor, çünkü gerçek tatmin, kargoda değil, kendi ellerimizle ektiğimiz tohumda yatıyor. (156 kelime)
00