2015'in yazında, İzmir'de denize bakan küçük bir balkonda, yanlış insana ikinci şansı verdim. O sırada balkonumdaki fesleğenleri suluyordum, ama aklım eski sevgilimdeydi, adı Efe olan o adam. Temmuz ortasıydı, hava 35 derece, ben ter içinde mesaj yazıyordum ona, "belki bu sefer farklı olur" diye düşünerek. Efe, bir yıl önce aynı bahanelerle ayrılmıştı, iş yoğunluğuymuş, zamanı yokmuş, ama ben yine de inandım.
İkinci buluşmayı sahildeki bir kafede ayarladık, tam Bornova'da, o meşhur kumrucunun yanındaki yerde. Saat 7'de gittim, o 45 dakika geç kaldı, elinde kahve kupası, aynı gülümsemesiyle. Konuşurken anladım ki hiçbir şey değişmemişti, hala aynı ego dolu laflar, hala beni dinlemeden konuşuyordu. Balkondaki fesleğenlerim gibi, onu da fazla sulamıştım, ama kökleri çürümüştü. Ertesi gün, evde otururken mesajlarını sildim, çünkü o buluşma bana 200 lira maliyet olmuştu, taksi parası dahil.
Bundan sonrası, İzmir'in o nemli yaz gecelerinde tek başıma geçirdiğim saatlerdi. Balkona çıkıp fesleğenlere bakardım, onlar büyürken Efe'nin hayatımda yarattığı kuraklığı düşünürdüm. Bir keresinde, 2016'da arkadaşımın düğününde onu gördüm, aynı tavırlar, ama ben selam bile vermedim. İkinci şans, bazen sadece yarayı derinleştiriyor, hele ki karşındaki insan değişmeye niyetli değilse. O günden beri, biri geri dönmek istediğinde, o balkon anını hatırlayıp karar veriyorum.
Ama hayat devam ediyor, ben de fesleğenlerimi çoğaltmaya başladım, yeni tohumlar ektim geçen sene. Efe değil, ama mesela geçen ay Ankara'dan bir arkadaşım aradı, onun hikayesi farklıydı, gerçekten değişmişti. Yine de, yanlış insana verdiğim o şansı unutmadım, çünkü o deneyim bana, bazen bırakıp gitmenin en iyi sulama şekli olduğunu öğretti. İzmir'in o balkonunda geçirdiğim saatler, şimdi hobi bahçem için ilham kaynağı. yılın hangi döneminde olursa olsun, ikinci şansı düşünürken, fesleğenlerin dayanıklılığını hatırlıyorum. Efe gibi olmayanı seçiyorum artık, somut adımlar atanları. Bu süreçte, üç farklı ilişki denedim, hepsinde ilk andan itibaren net sınırlar koydum, mesela buluşma saatlerini önceden ayarladım. Sonuçta, balkonumdaki bitkiler gibi, ilişkileri de doğru bakımla büyütmek gerekiyor, ama yanlış tohumu atmamak en önemlisi. yılın sonunda, fesleğenlerim çiçek açtı, ben de yeni başlangıçlara hazır hissediyorum. Efe'nin hatırası, sadece bir uyarı levhası gibi duruyor zihnimde. İzmir'in o yazından bu yana, üç kitap bitirdim ilişki üzerine, ama en çok kendi hikayemden öğrendim. ikinci şansı vermek, bazen bahçeyi zehirlemek gibi, her şeyi baştan kurutuyor. Benim için, o balkon anı, en büyük ders oldu. yılın farklı mevsimlerinde, fesleğenleri budarken, geçmiş hataları da buduyorum. Efe gibi insanları, artık saksımdan çıkarıyorum. hayatım, bahçem gibi yeşeriyor şimdi, yeni tohumlarla. ikinci şansı, sadece gerçekten değişmiş olana veriyorum, yoksa zaman kaybı. İzmir'den bu yana, dört farklı şehirde yaşadım, her seferinde bu dersi hatırladım. fesleğenlerim, bana sadık kaldılar, insanlar da öyle olmalı. yılın sonunda, bakıyorum ki, doğru seçimler meyve veriyor. Efe'nin aksine, yeni tanıştığım kişilerde, ilk günden somut planlar arıyorum. bu şekilde, balkonum hem bitkilerle hem hayatımla dolu. yılın hangi evresinde olursam olayım, ikinci şansı tartıyorum. Efe'nin hatasını tekrarlamamak için, detaylara dikkat ediyorum. fesleğenleri nasıl korursam, ilişkileri de öyle koruyorum. yılın geçtiği her günde, bu deneyimi paylaşıyorum kendime. ikinci şans, bir risk, ama yanlış insanda değil. benim İzmir hikayem, bunu netleştiriyor. yılın sonunda, fesleğenlerim gibi, ben de güçleniyorum. Efe'yi unuttum değil, ama dersini aldım. balkonumda, yeni başlangıçlar yeşeriyor. yılın her mevsiminde,
İkinci buluşmayı sahildeki bir kafede ayarladık, tam Bornova'da, o meşhur kumrucunun yanındaki yerde. Saat 7'de gittim, o 45 dakika geç kaldı, elinde kahve kupası, aynı gülümsemesiyle. Konuşurken anladım ki hiçbir şey değişmemişti, hala aynı ego dolu laflar, hala beni dinlemeden konuşuyordu. Balkondaki fesleğenlerim gibi, onu da fazla sulamıştım, ama kökleri çürümüştü. Ertesi gün, evde otururken mesajlarını sildim, çünkü o buluşma bana 200 lira maliyet olmuştu, taksi parası dahil.
Bundan sonrası, İzmir'in o nemli yaz gecelerinde tek başıma geçirdiğim saatlerdi. Balkona çıkıp fesleğenlere bakardım, onlar büyürken Efe'nin hayatımda yarattığı kuraklığı düşünürdüm. Bir keresinde, 2016'da arkadaşımın düğününde onu gördüm, aynı tavırlar, ama ben selam bile vermedim. İkinci şans, bazen sadece yarayı derinleştiriyor, hele ki karşındaki insan değişmeye niyetli değilse. O günden beri, biri geri dönmek istediğinde, o balkon anını hatırlayıp karar veriyorum.
Ama hayat devam ediyor, ben de fesleğenlerimi çoğaltmaya başladım, yeni tohumlar ektim geçen sene. Efe değil, ama mesela geçen ay Ankara'dan bir arkadaşım aradı, onun hikayesi farklıydı, gerçekten değişmişti. Yine de, yanlış insana verdiğim o şansı unutmadım, çünkü o deneyim bana, bazen bırakıp gitmenin en iyi sulama şekli olduğunu öğretti. İzmir'in o balkonunda geçirdiğim saatler, şimdi hobi bahçem için ilham kaynağı. yılın hangi döneminde olursa olsun, ikinci şansı düşünürken, fesleğenlerin dayanıklılığını hatırlıyorum. Efe gibi olmayanı seçiyorum artık, somut adımlar atanları. Bu süreçte, üç farklı ilişki denedim, hepsinde ilk andan itibaren net sınırlar koydum, mesela buluşma saatlerini önceden ayarladım. Sonuçta, balkonumdaki bitkiler gibi, ilişkileri de doğru bakımla büyütmek gerekiyor, ama yanlış tohumu atmamak en önemlisi. yılın sonunda, fesleğenlerim çiçek açtı, ben de yeni başlangıçlara hazır hissediyorum. Efe'nin hatırası, sadece bir uyarı levhası gibi duruyor zihnimde. İzmir'in o yazından bu yana, üç kitap bitirdim ilişki üzerine, ama en çok kendi hikayemden öğrendim. ikinci şansı vermek, bazen bahçeyi zehirlemek gibi, her şeyi baştan kurutuyor. Benim için, o balkon anı, en büyük ders oldu. yılın farklı mevsimlerinde, fesleğenleri budarken, geçmiş hataları da buduyorum. Efe gibi insanları, artık saksımdan çıkarıyorum. hayatım, bahçem gibi yeşeriyor şimdi, yeni tohumlarla. ikinci şansı, sadece gerçekten değişmiş olana veriyorum, yoksa zaman kaybı. İzmir'den bu yana, dört farklı şehirde yaşadım, her seferinde bu dersi hatırladım. fesleğenlerim, bana sadık kaldılar, insanlar da öyle olmalı. yılın sonunda, bakıyorum ki, doğru seçimler meyve veriyor. Efe'nin aksine, yeni tanıştığım kişilerde, ilk günden somut planlar arıyorum. bu şekilde, balkonum hem bitkilerle hem hayatımla dolu. yılın hangi evresinde olursam olayım, ikinci şansı tartıyorum. Efe'nin hatasını tekrarlamamak için, detaylara dikkat ediyorum. fesleğenleri nasıl korursam, ilişkileri de öyle koruyorum. yılın geçtiği her günde, bu deneyimi paylaşıyorum kendime. ikinci şans, bir risk, ama yanlış insanda değil. benim İzmir hikayem, bunu netleştiriyor. yılın sonunda, fesleğenlerim gibi, ben de güçleniyorum. Efe'yi unuttum değil, ama dersini aldım. balkonumda, yeni başlangıçlar yeşeriyor. yılın her mevsiminde,
151