Eski nesil deyince aklıma Almanya’daki dayım geliyor. 1983’te işçi olarak gitmiş. Hatıralarında posta kutusunda birikmiş mektuplar, Almanya’dan Türkiye’ye telefon açmak için sıra beklenen telefon kulübeleri var. Şimdiki Z kuşağında ise mektup yok, WhatsApp ile bir anda dünyanın öteki ucunda. Ben 1997 doğumluyum, ikisinin tam ortasıyım. Ne çocukken sokakta telefon elimizdeydi, ne de bugünkü gibi her şeyin anında olmasına alışığım. Felsefi olarak büyük fark şurada bence: Eski nesilde sabır vardı, beklemek doğaldı. Mesela bir tişört siparişi gelirken 1 ay beklenirdi, şimdi Amazon’dan 2 günde gelince kargo takibi yapıyoruz hala gelmedi diye. Eski nesil bir şeyin değerini yaşarken, yeni nesil değerin kendisiyle değil, hızla ilgileniyor. Ben Almanya’da Burger King’de kasada çalışırken 60 yaşında bir adam “dönerci açıp sabaha kadar çalışırdık” dedi. Şimdikiler 8 saat çalışınca tükenmiş hissediyor. Teknoloji hızı arttırdı, sabır ve dayanıklılık ise azaldı.
83