Benzinli mi dizel mi elektrikli mi
2015'te bir Renault Fluence Dizel aldım, 1.5 litre, manuel. O zamanlar herkesle aynı şeyi düşünüyordüm: uzun mesafe yapacaksan dizel, şehiriçi gideceksen benzin. Kafamda formül vardı, siyah beyaz bir dünya. Dokuz yıl sonra bu formülü çöpe attım.
Dizel yıllarında Ankara'da yaşıyorum, günde 80-100 kilometre gidip geliyorum. Fabrikalar, imalat siteleri, lojistik merkezleri arasında dolaşıyorum. Dizel ekonomik, o doğru, ama Ankara'nın kışında arabanın altında buza alıştım. Soğuk havada motor başlamıyor, gün ortasında yakıt jeli oluyor. Servise gidiyorsun, "Dizel motorlar böyle" diyorlar. Parca fiyatları da şaka değil, enjektör temizliği 800 lira. Benzin arabasında 400'e çıkıyor.
Geçen sene bir Volkswagen Golf Benzin 1.6 test ettim, arkadaşımın arabası. Şehiriçi kullanırken çok rahat, motor sessiz, gaz pedalı cevap veriyor. Ama 100 kilometrede 7.5 litre yakıyor, aylık yakıt gideri beni korkuttu. 2024'te benzin 35 liraya yakın, hesap yapınca dizel hâlâ daha ekonomik, ama fark kapanıyor.
Elektrikli arabaları da inceledim, Tesla fiyatları beni güldürdü. Bir Model 3 alacak param yok, ama Renault ZOE'ye baktım. 400 kilometre menzil, evde şarj edebiliyorsun. Ankara'da elektrik gideri dizel yakıtından üçte bir, ama batarya değişimi 8-10 bin euro. Daha on sene kullanacak mı aracı, bu soruya cevap veremiyorum.
Şu anda kararımı verdim: yeni araba alacaksam benzin. Dizel motoru hepsi bitirdim, soğuk havada hassas, parça pahalı, serviste çekemiyorum artık. Benzin daha pahalı yakıyor ama motor sade, hatasız, parça ucuz. Elektrikli araç ise daha 5-6 sene bekliyorum, batarya teknolojisi düşsün fiyatı, şarj istasyonları yaygınlaşsın. Ankara'da şu anda elektrikli araba sahibi olmak, çiftçi olmaktan farklı değil, çiftlik kurman gerekiyor.